Son dönemde yapay zeka konusunda iyimserlik zirvede. Peki ya haklıysak… ama bu haklılık aslında piyasalar için düşüş sinyaliyse?
“The 2028 Global Intelligence Crisis” başlıklı çalışma, bir kehanet değil. 2028’den yazılmış bir makro analiz kurgusu. Ancak anlattığı senaryo, özellikle AI’nin hızına bakınca, göz ardı edilemeyecek kadar ciddi.
Sorun AI’nin kötü olması değil, fazla iyi olması, senaryoya göre kriz, yapay zekanın başarısız olmasından değil; tam tersine beklentilerin çok üzerinde başarılı olmasından kaynaklanıyor. 2026 itibarıyla:
-
AI ajanları yazılım geliştiriyor
-
Şirketler beyaz yaka çalışanlarını azaltıyor
-
Karlılık artıyor, borsalar yükseliyor
-
Verimlilik 1950’lerden beri görülmeyen seviyelere çıkıyor
Ancak burada kritik bir kırılma var: AI üretim yapıyor ama tüketim yapmıyor. Özetle para harcamıyor :)
Ekonominin %70’i tüketim üzerine kurulu. İnsanlar işlerini kaybettikçe veya daha düşük gelirli işlere geçtikçe harcama düşüyor. “Ghost GDP” denilen kavram ortaya çıkıyor: Kağıt üzerinde üretim artıyor ama para reel ekonomide dolaşmıyor. İşte böyle bir durum yaşandığında “Negatif Döngü: Zeka Yer Değiştirme Sarmalı” dönemi başlıyor.
Şirketler şu denkleme giriyor:
AI daha iyi → daha az çalışan → daha az maaş → daha az tüketim → marj baskısı → daha fazla AI yatırımı → AI daha iyi…
Bu döngünün doğal bir freni yok.
Özellikle beyaz yaka çalışanlar darbe alıyor. ABD’de en yüksek gelir grubundaki %10’luk kesim toplam tüketimin %50’sinden fazlasını yapıyor. Bu grup iş kaybettiğinde, ekonomi orantısız şekilde etkileniyor.
İşsizlik %10’lara çıkarken S&P 500 %30-40 düşüş yaşıyor. (Tahmini rakamlar tabi ki)
İlk darbe yazılım sektörüne geliyor. AI ile şirketler 500 bin dolarlık SaaS ürününü haftalar içinde kendi içinde geliştirilebilir hale getiriyor. Lisanslar iptal ediliyor, fiyatlar çöküyor, özel sermaye destekli yazılım şirketleri temerrüde düşüyor. Sonra daha büyük soru geliyor: Prime mortgage’lar gerçekten “güvenli” mi? Bu kriz 2008 gibi değil. Krediler baştan kötü değil. Sorun şu: İnsanlar krediyi alırken sahip oldukları gelir geleceği artık yok. Bildiğiniz gibi özellikle Amerikada ev kredileri yani mortgage bizim ülkemizdeki gibi kısa dönemli değil, ortalama 30 yıllık kredi alabiliyorsunuz. Ancak geliriniz ne yazık ki bu kadar hızlı düşütüğünde bu kredilerinde ödenmesi büyük sorun olabilir.
Beyaz yakaların gelir beklentisi yapısal olarak bozulursa, 13 trilyon dolarlık mortgage piyasası yeniden fiyatlanmak zorunda kalabilir.
Bu, finansal sistemi gerçek anlamda zorlayacak kırılma noktası.
AI ajanları sadece iş gücünü değil, aracı kurumları da ortadan kaldırıyor:
-
Komisyonlar düşüyor
-
Kart şirketlerinin %2-3’lük interchange gelirleri bypass ediliyor
-
Stablecoin ile makineden makineye ödeme başlıyor
-
Emlak komisyonları %1’in altına iniyor
Birçok iş modeli aslında “insan tembelliği ve alışkanlığı” üzerine kuruluydu. AI ajanları bu sürtünmeyi ortadan kaldırıyor.
Friction sıfır → marj sıfır.
Devlet Ne Yapabilir?
Buradaki asıl problem para politikasıyla çözülemiyor. Faizi sıfıra indirmek, QE yapmak, MBS almak… Bunlar finansal motoru rahatlatabilir. Ama sorun finansal değil; yapısal. AI, insan zekasını kıt olmaktan çıkarıyor. Ekonomik sistem ise insan zamanına ve emeğine vergi koyarak çalışıyor. Çalışan azalınca vergi azalıyor. Harcamalar artıyor. Açık büyüyor.
Politik tartışma şu noktaya geliyor:
-
AI compute’a vergi mi?
-
AI altyapısından kamu payı mı?
-
Evrensel gelir benzeri transferler mi?
Ancak politika, teknolojinin hızına yetişemiyor.
Bu senaryonun en çarpıcı kısmı şu: Tarihte ilk kez en verimli üretim aracı, daha fazla değil daha az iş yaratıyor. Ekonomik sistemimiz, “insan zekası kıt bir kaynaktır” varsayımı üzerine kurulu. Bu varsayım hızla çözülüyor.
Makine zekası hızlanırken, biz yeni ekonomik çerçeveyi zamanında kurabilecek miyiz?
Kaynak
https://www.citriniresearch.com/p/2028gic

