1 Soru 1 Cevap: Replikasyon hatası hakkında- DsBindWithCred to Sunucuismi failed with status 1753 (0x6d9)

1 Soru 1 Cevap: Replikasyon hatası hakkında- DsBindWithCred to Sunucuismi failed with status 1753 (0x6d9)

Soru: repadmin /syncall /APed komutunu çalıştırınca aşağıdaki hatayı neden alıyorum?
DsBindWithCred to Sunucuismi failed with status 1753

Cevap: Artık DC olmayan ancak role yüklü veya dalgınlıkla domain controller olmayan başka bir makinede replikasyon komutunu çalıştırdığınız zaman bu hatayı alırsınız.

Microsoft Azure AD ve Office 365 Ne Kadar Güvenli?

Öncelikle yazının başlığı çok ilgi çekibi onu biliyorum ancak bu konuda farklı zamanlarda farklı yazılar paylaştığım için diğer yazılarımın tamamlayacısı niteliğinde bir pazar günü karalaması ile karşı karşıya olduğunuzu belirtmek isterim. Diğer yazılarımız blog sitemden veya ÇözümPark Bilişim Portalı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Evet sektör olarak en büyük sorunlarımızın başında güvenlik geliyor. Eminim ki sizlerde benim gibi çevrenizden belki de her gün şifreleme virüsü yiyen şirket haberleri alıyorsunuzdur. Durum böyle olunca en azından bu noktada farkındalık yüksek bir seviyeye geliyor. Peki bulut bu konuda ne durumda? 2010 yılında Office 365 Nedir ile başlayan bulut anlatım mücadelem bu yıl 10. Yılını tamamlayacak. Ben bu ülkede 10 yıldır yılmadan bu konuda bir şeyler paylaşmaya çalışıyorum. Ancak günün sonunda bulut tarafındaki farkındalık tabiki sektör paydaşları, üreticiler ve pek çok kişinin katılımı ile inanılmaz bir seviyeye ulaşmış durumda. Ancak yine de burada başka bir sorun ile karşı karşıyayız. Müşterilerin ne yazık ki çoğunluğunda bulutun varsayılan olarak güvenli olduğu algısı var. Evet bulut oyuncularının aldığı global güvenlik sertifikaları var ancak bu sertifikaların özünde sizlerin verilerinin işlenirken korunması, paylaşılmaması, okunmaması gibi regülatif konular yer alırken bir de protokol ve platform bazlı bir zafiyet olmayacağı konusunda maddeler yer alır. Örneğin sizin bir kullanıcınız office 365 şifresini kaptırır ise bu şifre ile hem şirket içine hem de dış dünyaya mailler atılabilir, sonra office 365 hacklendi dememek lazım. İşte tam bu noktada müşterilerin aslında aynı on prem ortamlardaki güvenlik ürün ve alışkanlıklarını bulut içinde göstermeleri gerektiği ortaya çıkıyor.

Öncelikle kimlik noktasında bir giriş yapmak istiyorum. Malum kimlik çok önemli, günün sonunda yerleşik sistemleriniz için olsun bulut için olsun sizin kimlik bilgilerinizi ele geçiren kişiler ne yazık ki 2FA açık olmayan sistemler için çok büyük bir tehdittir. Cloud Identity olarak bildiğimiz Facebook, Microsoft, AWS, Google başta olmak üzere pek çok kimlik sağlayıcısı sizlere farklı platformlara giriş imkânı sunmaktadır. Yani en basit örnek ile facebook kimlik bilgisi ile pek çok başka sosyal medya veya web servislerine erişmeniz mümkün. Benzer durum Microsoft hesapları içinde geçerli. Özellikle 3 parti uygulamaların Microsoft ID ile logon imkanı sunması ve hatta buna karşılık sizlerin pek çok bilginize ulaşmak için izin istemesi gayet normal bir durum gibi algılanmaya başlandı.

Buna benzer ekranlarda aslında pek çok uygulama için izin vermiş olabilirsiniz, bunu hızlıca aşağıdaki link üzerinden kendi hesabınız için kontrol edebilirsiniz;

https://portal.office.com/account/#apps

İşte bütün sorun burada başlıyor. Siz zaten kendi kimliğinizin 2FA veya Microsoft için konuşuyorsak MFA ile koruyor olabilirsiniz. Çünkü günün sonunda kimlik bilgisini kaptırdıktan sonraki koruma yöntemleri her zaman işe yaramıyor. Tabiki bu konuda yine en başarılı bulut oyuncularının başında Microsoft yer alıyor çünkü başarısız login, reputasyon kötü olan ip aralıklarından giriş denemesi, anonim olarak bilinen ip aralıklarından giriş denemesi, mümkün olmayan uzaklıklardaki yani 10dk önce İstanbul’ dan login olup 10dk sonra Londra’dan login olma gibi durumlarda koruma özellikleri derken aslında sezgiler zeka dahil inanılmaz önemlere sahiptir. Buna rağmen kimliği kaptırmamak gerekiyor tabiki. Peki kimliği kaptırmadık hatta MFA açtık ancak yukarıdaki gibi aslında çokta güvenli olmayan veya zafiyet içerme riski olan uygulamalara verilen izinlerin sonucunda veri sızıntısı yaşama riskine sahipsiniz. Örneğin https://www.draw.io/ ürünü kullanıyorsanız tüm sürücülerinize erişim izni istiyor ve bu platform üzerindeki bir açık üzerinden tüm dosyalarınıza erişim zafiyeti yaşama riskine sahipsiniz. Bu platform tabiki bir örnek olup platform ile ilgili herhangi bir zafiyet uyarısı içermemektedir. Bunun gibi pek çok uygulama kullanıyor olabilirsiniz.

Bu noktada yapılacak en iyi şey aslında gereksiz ve aktif kullanmadığınız programlara verilen izinleri her cloud identity için silmek. Bu sadece Microsoft veya Azure, Office 365 için geçerli değildir, iCloud, Tweeter, Faceebok, instagram vb.

Bulutun güvenli konusundaki bir diğer başlık ise bulut üzerindeki sistemlerin güvenli. Örneğin yerleşik sistemlerde 3389 portunu açıp hacklenen bir şirket sunucuyu azure’ a koyduğunda aynı portu açtığında yine hackleneceğini bilmelidir. Veya on prem sistemlerde nasıl virüs bulaşabiliyor ise bulut üzerinde çalışan sistemlere de virüs bulaşabilir. On prem sistemlerde nasıl zafiyet olabiliyor ise bulut üzerindeki sistemlerde de zafiyet olabilir. Bu nedenle hangi platformu kullanıyorsanız kullanın mutlaka izleme, koruma yöntemlerine bir göz atın derim.

Azure tarafında bu konuda Azure Security Center, Sentinel, Azure Monitör gibi pek çok servis bulabilirsiniz.

1 Soru 1 Cevap: Exchange Server Yükleme Hatası Hakkında – The Mailbox server role isn’t installed on this computer

Soru: Exchange Server yükleme veya yükseltme sırasında bu ve benzer anlamsız hatalar alıyorum. Nedeni nedir?

Cevap: Genellikle yetkili olmanıza rağmen yetkiniz yokmuş gibi veya gereksinimler yüklü olmasına rağmen yüklü değil gibi yanlış uyarılar görüyorsanız sorun AD Schema master rolünü tutan domain controller’ ın bulunduğu site dışındaki bir site içerisinde bulunan bir Exchange server’ da kurulum yapmaya çalışmanız ile ilgilidir. Daha fazla bilgi için

http://www.hakanuzuner.com/index.php/exchange-server-yukleme-hatasi-hakkinda-the-mailbox-server-role-isnt-installed-on-this-computer.html

Aşağıdaki kuruluş iletinizi reddetti: hotmail-com.olc.protection.outlook.com

Malum mail kurumsal dünyada günümüzün vazgeçilmez iletişim araçlarının başında yer alıyor. Beklenmedik bir anda mail sistemlerinizin çalışıyor olmasına karşın dış dünyaya mail gönderemiyor olmanız çok can sıkıcı olabilir. Bu konuda aslında hem kendi blog sitemde hem de ÇözümPark Bilişim Portalı üzerinde pek çok bilgi paylaştık. Ancak bazen sorunun hızlı çözümü ve kurumsal ortamlarda kanıt niteliği taşımak için bir case açmak isteyebilirsiniz.

Case öncesi aşağıdaki yazımı okumanızı tavsiye ediyorum;

Bu yöntemler işe yaramadı ise aşağıdaki link üzerinden hızlıca bir case açabilirsiniz

https://support.microsoft.com/en-us/supportrequestform/8ad563e3-288e-2a61-8122-3ba03d6b8d75

Udemy Black Friday İndirimleri

Herkese merhaba, malum Kasım ayı son haftasına girdik ve her yerde indirimler bir biri ile yarışıyor. madem öyle benimde çorbada tuzum olsun deyip eğitimlerim de 5 gün geçerli olmak üzere indirim yaptım. İhtiyaç sahipleri alabilir 🙂

Active Directory GPO – Implementing Group Policy (₺24,99)
https://www.udemy.com/course/active-directory-gpo-implementing-group-policy/?couponCode=8C0F5CE9AE0A8AAC10B5

Microsoft Active Directory ve DNS Eğitimi – Bölüm1 Giriş (₺25,00)
https://www.udemy.com/course/microsoft-active-directory-ve-dns-egitimi-bolum1-giris/?couponCode=D69D5DC9CBCE83D37D0C

Exchange Server 2016 Eğitimi – Bölüm1 (₺80,00)
https://www.udemy.com/course/exchange-server-2016-egitimi/?couponCode=CBE330CD7B5037D8AC5C

Exchange Server 2016 Eğitimi – Bölüm2 (₺80,00)
https://www.udemy.com/course/exchange-server-2016-egitimi-bolum2/?couponCode=EAEFE7793BFA96A83468

Exchange Server 2016 Eğitimi – Bölüm3 (₺80,00)
https://www.udemy.com/course/exchange-server-2016-egitimi-bolum3/?couponCode=827277981DF1A3C6F3F1

Exchange Server 2016 Eğitimi – Bölüm4 (₺80,00)
https://www.udemy.com/course/exchange-server-2016-egitimi-bolum4/?couponCode=F063F2F099E066201425

Exchange Server 2016 Eğitimi – Bölüm 5 (₺80,00)
https://www.udemy.com/course/exchange-server-2016-egitimi-bolum-5/?couponCode=781EDFB3E51AD59B7A74

Microsoft IIS Eğitimi – Bölüm1 (₺80,00)
https://www.udemy.com/course/microsoft-iis-egitimi-bolum1/?couponCode=0522B7E7A1A412D36FC3

Microsoft IIS Eğitimi – Bölüm2 (₺80,00)
https://www.udemy.com/course/microsoft-iis-egitimi-bolum2/?couponCode=3A052EBBACD7B9D30414

Microsoft IIS Eğitimi – Bölüm3 (₺80,00)
https://www.udemy.com/course/microsoft-iis-egitimi-bolum3/?couponCode=6F9F706FC87D165CFE40

Azure Hybrid Servisleri Nelerdir?

Günümüzde şirketlerin iş ihtiyaçlar sürekli olarak değişiyor ve teknoloji de bu iş ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli güncelleniyor. Bu süreç o kadar iç içe geçmiş durumda ki kimi zaman yeni teknolojiler şirketlerin iş yapış şekillerini değiştirebiliyor veya yeni iş modellerine kapı açıyorlar.

Günümüzde ki en yaygın alt yapı modellerinin başında “Hybrid” gelmektedir. Yani performans, gecikme süreleri, saklama limitleri, regülasyon, müşteri deneyimi, global pazar ile rekabet gücü sağlanması, hızlı kurulum ve kullanım, kullandığın kadar öde gibi pek çok farklı iş ihtiyacı için şirketlerin yerleşik veri merkezleri veya bulut sistemlerini bir arada kullandığını görebiliyoruz. Bir nevi her iş için en ideal ortam her zaman tamamen bulut veya tamamen yerleşik sistemler olmuyor.

Hal böyle iken bir de hemen hemen her aygıtın veri ürettiği ve bu verilerden pek çok yeni nesil hizmetin doğduğu bir dönemde ede kavramı çok büyük önem kazanmaktadır.

Network aktif cihazları, kameralar, araçlar, fabrika içerisindeki üretim ekipmanları, oyun konsolları, televizyonlar, hatta yeni nesil mutfak eşyaları gibi aklınıza gelen her cihaz veri üretmeye başladı. Durum böyle olunca aşağıdaki gibi dağınık ve kompleks bir network alt yapısı pek çok günümüz şirketi için kaçınılmaz bir endüstri standartı olmaya başladı.

Peki Azure Hybrid Servisleri Nedir?

Aslında temel olarak sektörde hybrid bulut kavramı biraz yanlış yorumlanmış durumda. Amazon, Google veya Azure gibi global bulut üreticilerin veri merkezleri ile yerleşik veri merkezleri arasında VPN yaptıktan sonra kurulan sistemler daha çok hybrid olarak isimlendiriliyor. Bu tanım kısmı olarak doğru çünkü bulut sağlayıcılarının servis vermeye başladığı ilk yıllarda bunun üstüne çok bir şey koyamıyorduk. Ancak isterler o kadar değişti ki artık gerçekten bir bulut üreticinin hybrid vizyonu çok büyük önem taşımaya başladı. Buna en iyi örnek Azure Arc olup aşağıdaki makaleyi inceleyebilirsiniz.

Azure Arc Nedir

Ama burada aslında katma değer sunan gerçekten yerleşik sistemlerin bir uzantısı gibi çalışacak hatta pek çok iş yükünü ortak üstlenecek servisler çok kritik önem taşımaktadır. Şöyle basit bir örnek vermek istiyorum. Bir dosya sunucunuz var veya yedek aldığınız bir disk yapınız, siz azure üzerinde bir makine, disk açabilir ve dosyaları oraya kopyalayabilirsiniz. Bu durumda yerleşik sistemler + Azure üzerindeki sistemleri karma kullanıyor gibi olabilirsiniz. Birde aynı senaryoda şöyle düşünün, sizin kullandığınız bu disk içerisindeki veriler sınıflandırılarak (hot data, cold data gibi) otomatik olarak az kullanılan dosyalar arka planda bulut üzerindeki sunuculara taşınsa, bu sayede yerleşik sistemlerdeki veri örneğin 10TB iken 2TB’ a düşse ve atıl olan 8TB bulut üzerinde istendiğinde kullanılsa nasıl olur? Hatta bunu da ayrı bir ara yüz veya dosya paylaşımından değil mevcut dosya sunucusu, paylaşımları üzerinden yapabildiğinizi düşünün. İşte bu senaryo Azure Hybrid Servislerinden sadece birisi olan Azure File Sync servisidir.

Peki başka hangi servisler var?

Azure File Sync

Azure Active Directory (Azure AD)

Azure Site Recovery

Azure Backup

Azure Monitor for Virtual Machines

Azure Update Management

Azure Network Adapter

Windows Admin Center

Bu noktada aşağıdaki uygulamalı videoları izleyebilirsiniz.

Register Windows Admin Center with Azure

Configure Azure Backup in Windows Admin Center

Use Azure Network Adapter to connect to Azure

Replicate your VMs with Azure Site Recovery in Windows Admin Center

Sync File Servers with Azure File Sync in Windows Admin Center

Azure Update Management using Windows Admin Center

Connect Windows Admin Center to Azure Monitor

Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Azure ARC Nedir

Günümüzde şirketlerin iş ihtiyaçlar sürekli olarak değişiyor ve teknoloji de bu iş ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli güncelleniyor. Bu süreç o kadar iç içe geçmiş durumda ki kimi zaman yeni teknolojiler şirketlerin iş yapış şekillerini değiştirebiliyor veya yeni iş modellerine kapı açıyorlar.

Günümüzde ki en yaygın alt yapı modellerinin başında “Hybrid” gelmektedir. Yani performans, gecikme süreleri, saklama limitleri, regülasyon, müşteri deneyimi, global pazar ile rekabet gücü sağlanması, hızlı kurulum ve kullanım, kullandığın kadar öde gibi pek çok farklı iş ihtiyacı için şirketlerin yerleşik veri merkezleri veya bulut sistemlerini bir arada kullandığını görebiliyoruz. Bir nevi her iş için en ideal ortam her zaman tamamen bulut veya tamamen yerleşik sistemler olmuyor.

Hal böyle iken bir de hemen hemen her aygıtın veri ürettiği ve bu verilerden pek çok yeni nesil hizmetin doğduğu bir dönemde ede kavramı çok büyük önem kazanmaktadır.

Network aktif cihazları, kameralar, araçlar, fabrika içerisindeki üretim ekipmanları, oyun konsolları, televizyonlar, hatta yeni nesil mutfak eşyaları gibi aklınıza gelen her cihaz veri üretmeye başladı. Durum böyle olunca aşağıdaki gibi dağınık ve kompleks bir network alt yapısı pek çok günümüz şirketi için kaçınılmaz bir endüstri standartı olmaya başladı.

Tam bu noktada Azure Hybrid kavramını çok duyuyoruz. Aslında Hybrid mimari dendiği zaman akıllara Azure Stack gibi yapılar gelse de aslında Azure üzerinde yerleşik sistemler ile iç içe çalışacak pek çok servis sunulmaktadır. Yani Cloud veri merkezleri ile yerleşik veri merkezleri arasında VPN veya bir network bağlantısı yapmak temel anlamda hybrid kavramını karşılamıyor. İşte tam bu noktada Microsoft tarafından sunulan pek çok servisin olduğunu görüyoruz. Hybrid mimariyi desteklemek için Azure File Sync, Azure Active Directory (Azure AD), Azure Site Recovery, Azure Backup, Azure Monitor for Virtual Machines, Azure Update Management, Azure Network Adapter gibi pek çok hizmet sunmaktadır.

Peki Azure Arc nedir? Azure Arc böyle bir alt yapıya sahip müşterilerin Azure servislerini kolayca herhangi bir yere dağıtmasını ve Azure yönetimini tüm bu alt yapı boyunca genişletmesini sağlamaktadır.

Peki Azure Arc bunu nasıl sağlıyor?

Organize and govern all your servers

Sunucularınız nerede olur ise olsun Azure üzerinden kolaylıkla yönetilebilmektedir.

Şu anda ürün tabiki çok yeni olduğundan desteklediği OS sürümleri sınırlı;

Windows Server 2012 R2 ve üzeri

Ubuntu 16,04 ve 18,04

Daha fazla bilgi için

https://docs.microsoft.com/tr-tr/azure/azure-arc/servers/overview?WT.mc_id=thomasmaurer-blog-thmaure

Manage Kubernetes apps at Scale

Modern DevOps teknikleriyle Kubernetes uygulamalarını tüm ortamlarınızda tutarlı bir şekilde dağıtabilir ve yapılandırabiliriz.

Run data services anywhere

Azure veri servislerini ihtiyaç duyduğunuz her yere, dakikalar içinde kullanabilirsiniz. Daha kolay uyumluluk, daha hızlı tepki süreleri ve verileriniz için daha iyi güvenlik sağlayabileceğiniz bu başlık için aşağıdaki link üzerinden daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.

https://azure.microsoft.com/tr-tr/services/azure-arc/hybrid-data-services/?WT.mc_id=thomasmaurer-blog-thmaure

Adopt cloud technologies on-premises

Bulut temelli yönetim ortamlarını dağıtık olan tüm alt yapılarınız için kullanabilirsiniz. Bu sayede farklı ortamlarda ki sistemlerinizi yönetmek için farklı yönetim konsolları açmak veya farklı web sitelerine bağlanmak zorunda değilsiniz.

Evet, değişen ve gelişen teknoloji ile her geçen gün artan şirketlerin hybrid iş ihtiyaçları için Microsoft Arc ile inanılmaz bir hedef koyuyor. Artık bu alanda iş ihtiyacı olan pek çok şirketin hızlı bir şekilde bu yeni servisler sayesinde dağıtık yapılarını merkezi olarak izleyen, gören ve yöneten şirketlere dönüşeceğini göreceğiz.

1 Soru 1 Cevap: SPF Hard Fail ve SPF Soft Fail

Soru: SPF kaydı içerisinde kullandığım “-” ve “~” işaretlerinin farkı nedir?

Cevap: Bunlar Hard fail (-) ve Soft fail (~) anlamına gelir. Eğer -all kullanırsanız kayıt içerisindeki ip adresi dışında başka bir sunucudan mail gönderilmesi durumunda bu yetkisiz bir gönderim olarak kabul edilir ve mail ulaştırılmaz.


Eğer ~all kullanırsanız bu durumda bu domain için SPF kaydından tüm mail sunucularının olmadığını ifade etmiş olursunuz. Yani başka bir sunucudan mail gelmesi durumunda mail kabul edilip edilmeyeceğini mail alan sisteme bırakırsınız ki gelende spam olarak işaretlenebilir. Eğer mail sunucu ip adresiniz belirli ise bu durumda “-” kullanmanız önerilir.

Windows Server 2008 ve 2008 R2 için Destek Süresi 14 Ocak 2020 Tarihinde Sonra Eriyor

Windows Server 2008 ve 2008 R2 desteği 14 Ocak 2020 tarihinde sona erecek. Peki bu bizim için neyi ifade ediyor. Günümüzde hala Windows 2003 ve XP kullanan işletmelerin olduğu bir ortamda aslında bu durumda daha çok kurumsal şirketleri ilgilendiren bir durum. Yani güvenlik güncelleştirmeleri başta, regülasyon, denetim, şirket içi veya dışı bir takım yaptırımlar nedeni ile alt yapılarında lisanssız ürün bulundurmayan, üreticisi tarafından desteklenmeyen ürün kullanmayan hatta donanım tarafında garantisi olmayan ürünleri altyapısında çalıştırmayan müşteriler için çok kritik bir durum.

Senaryo aslında çok basit, geçtiğimiz 1 yıla bakacak olursak Windows Server 2008, 2008 R2 ailesi için 47 kritik güncelleme yayınlandığını görebiliriz. Bu da demek oluyor ki 14 Ocak sonrasında alt yapılarında Server 2008 ve 2008 R2 kullananlar için çok ciddi bir tehlike onları bekliyor. Peki çözüm nedir? Tabiki burada pek çok firma öncelikle sahip olduğu bu sunucu sayısı kadar yeni lisans almalı, bu da ek bir bütçe demektir. Bazı firmaların ise anlaşmalarından doğan aslında yeni lisansları var, onlar için ise sorun bu sistemleri taşımak. Yani sistemleri güncelleme noktasında temel iki sorun var. Birinci sorun lisans maliyetleri, ikinci sorun ise sistemlerin güncel işletim sistemlerine taşınırken yaşanacak olası kesinti veya eski işletim sistemi üzerinde çalışan uygulamanın destek sorunları.

Biz IT çalışanlarının öncelikli görevi bu durumu şirket yöneticilerine çok iyi bir şekilde anlatmaktır. Üreticisinin desteklemediği bir ürünü sizler yaşatamazsınız. Case açmak destek almayı bırakın kullandığınız işletim sistemi için yama çıkmayacak ve sizin sistemleriniz olası pek çok zafiyete karşı savunmasız olacak. Hatta bu sebeple oluşabilecek veri sızıntısı, şifreleme gibi ataklardan kaynaklı lisans ve geçiş danışmanlığına ödemediğiniz paraları fidyecilere ödeyebilirsiniz.

Umarım sorunsuz bir geçiş planı yapar ve 14 Ocak 2020′ den önce güvenli bölge olan 2012 sürümüne geçebilirsiniz. Tabi ki geçebiliyor sanız 2019 dahil en güncel işletim sistemine geçmeniz tavsiye edilmektedir.

Bu konuda aşağıdaki linki inceleyebilirsiniz.

https://docs.microsoft.com/en-us/windows-server/get-started/modernize-windows-server-2008

Webcast – Verileriniz 10 Yıl Öncesi ile Aynı Değil, Depolama Teknolojiniz Neden Olsun? 12 Kasım Salı Saat 10:00

HPE & Qumulo dosya tabanlı verilerinizi hem kendi veri merkezinizde hem de genel bulut ortamında, en efektif ve akıllı şekilde tutmanızı sağlayan bir dosya sistemi sunmaktadır.

HPE & Qumulo çözümü neler sağlıyor?

• Sahip olduğunuz dosya sisteminin kullanılabilir kapasitesini %100’ e kadar çıkarabilirsiniz.

• Dosya sisteminizde ne olduğu bilgisine gerçek zamanlı olarak erişebilirsiniz.

• Küçük ve büyük boyutlarda milyarlarca dosyayı efektif bir şekilde tutabilirsiniz.

Tüm bu özellikleri ve daha fazlasını dinlemek için sizleri HPE & Qumulo web seminerimize bekliyoruz.

Kayıt için

https://zoom.us/webinar/register/WN_hXr8rOcGSPGiwW6FpcuKGg