Etiket arşivi: A+ CERTIFICATION TRAINING KIT -Comptia A+ Eğitimleri – Comptia Dökümanları – Comptia Article – A+ (Entry Level Computer Service)- CTT+ (Certified Trainer) – Network+ (Network Support and Adm

A+ CERTIFICATION TRAINING KIT -Comptia A+ Eğitimleri – Comptia Dökümanları – Comptia Article – A+ (Entry Level Computer Service)- CTT+ (Certified Trainer) – Network+ (Network Support and Administration) – CDIA+ (Document Imaging and Management) – i-Net+ (Internet and Online Technologies)

INTRODUCTION

Chapter 1. Intoduction to Computers

Bu giris modülünde bilgisayarın tarihçesi üzerinde duruluyor. Dünden bugüne nasıl değişimler olmuş, bilgisayarlar odalar büyüklüğünden, hem taşınabilir hem de süper hızlı duruma nasıl gelmişler göreceğiz. (tartışılmayacak – okunacak) Ayrıca bir “Computer Teknisyeninin” görevleri nelerdir tartışacağız.

Chapter 2. Understanding Electronic Communication

Bu bölümde, bilgisayarlar anlaşmak için nasıl bir dil kullanırlar, bizim anlaşabilmek için kullandığımız dille bilgisayarların dilleri arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları tartışacağız.

Chapter 3. An Overview of the Personal Computer

Başlıktan da anlaşılabileceği gibi, PC’lerin başlıca hardware – donanım elemanları nelerdir, ne amaçla kullanılırlar, inceleyeceğiz. Hangi donanımlar “Input Unit”, hangileri “Processing Unit” ve hangileri “Output Unit”tir inceleyeceğiz.

Chapter 4. The Central Processing Unit – CPU

Bu bölümde microprosesörlerin gelişimini, bu gelişim esnasında elde edilen farklılıkları ve bu prosesörleri nasıl tanıyacağımızı öğreneceğiz. Tabi ki nasıl çalıştıkları ve tam olarak ne işe yaradıklarını da tartışıyor olacağız.

Chapter 5. Power Supplies

Bu bölümde Power Supply nasıl çalışır ve bir problem yaşadığımızda sorunu giderebilmek için neler yapmamız gerektiğini tartışacağız.

Chapter 6. Motherboard and ROM BIOS

Bu bölümde Anakart’ın dizaynı ve ne işe yaradığını, bios’un nasıl çalıştığını tartışıyor olacağız.

Chapter 7. Memory – RAM

Bu bölümde, bilgisayarda kullanılabilecek memory tiplerinin neler olduklarını, memorylerin ne için kullanıldıklarını, nasıl upgrade edebileceğimizi veya değiştirebileceğimizi tartışıyor olacağız.

Chapter 8. Expansion Buses, Cables and Connectors

Bu bölümde, bilgisayar komponentlerinin anakarta takılmasını sağlayan slotları tanıyacağız. AGP (Accelerated Graphics Board) slotunun çıkmasıyla birlikte anakartlarda ne gibi değişiklikler yaşanmış ve bunlar ne işe yaramış tartışıyor olacağız.

Chapter 9. Basic Disk Drives

Bu bölümde floppy ve hard diskleri tanıyor olacağız. Mass storage device’lar nasıl çalışır ve limitleri nelerdir göreceğiz.

Chapter 10. Advanced Disk Drive Technology

Bu bölümde de disk driveları incelemeye devam ederek, daha gelişmiş donanımlar olan CD-ROM, DVD ve SCSI (Small Computer System Interface) teknolojilerini tartışıyor olacağız.

Chapter 11. The Display System

Bu bölümde, monitörlerin çalışma mantıklarını, flat screen panelleri, ekran kartlarını ve nasıl troubleshoot yapacağımızı tartışıyor olacağız.

Chapter 12. Printers

Bu bölümde printer türlerini, PC’lere nasıl kuracağımızı, bakımını ve korumasını nasıl yapacağımız inceleyeceğiz.

Chapter 13. Portable Computers

Bu bölümde de taşınabilir bilgisayarlar hakkında tartışıyor olacağız.

Chapter 14. Connectivity and Networking

Bu bölümde, birden çok bilgisayarın bulunduğu bir ortamda biligisayarları nasıl birbirlerine bağlayacağımızı ve network teknolojilerini tartışıyor olacağız.

Chapter 15. Telecommunications and the Internet

Bu bölümde modemlerin kurulumu ve kullanımı hakkında tartışıyor olacağız. Daha farklı bağlantı cihazlarını da inceleyeceğiz ve internetin gitgide büyüyen önemine bakacağız.

Chapter 16. Operating System Fundamentals

Bu chapterdan itibaren A+ eğitiminin software-işletim sistemi kısmını inceliyor olacağız. MS-DOS ve DOS tipi command prompt konularını inceliyor olacağız.

Chapter 17. Introducing and Installing Microsoft Windows

Bu bölümde Windows işletim sistemleri arasındaki farkları ve bunların nasıl kurulacağını inceliyor olacağız.

Chapter 18. Running Microsoft Windows

Bu bölümde, kurmuş olduğumuz işletim sistemlerini (9x, 2000, XP) nasıl yöneteceğimizi ve bu sistemlerin teknik destek elemanına ne gibi araçlar sunduğunu inceleyeceğiz.

Chapter 19. Maintaining the Modern Computer

Bu bölümde, işletim sisteminin düzgün ve verimli çalışabilmesi için neler yapmamız gerektiğini ve hangi tool’lar yardımı ile neleri gözlemlememiz gerektiğini tartışıyor olacağız.

Chapter 20. Upgrading a Computer

Bu bölümde, kullanılan bilgisayar beklentilerimize cevap vermemeye başladığında nasıl upgrade yapacağımızı yani belli parçaları yeni, daha hızlı veya daha yüksek kapasiteli parçalarla nasıl değiştireceğimizi ve bunları yükseltirken mevcut datalarımıza zarar vermemek için neler yapmamız gerektiğini tartışıyor olacağız.

Chapter 21. Troubleshooting Techniques and Client Relations

Bu bölümde, hardware ve software kaynaklı problemleri nasıl çözeceğimizi, örneğin tamamen çökmüş bir hard drive’ı veya bozulmuş sistem dosyaları olan bir işletim sistemini nasıl ayağa kaldırabileceğimizi tartışıyor olacağız. Ayrıca müşteri ile olan ilişkilerde nelere dikkat etmemiz gerektiğini de inceleyeceğiz.

Chapter 22. The Basics of Electrical Energy

Bu bölümde elektrik ile bilgisayar arasındaki ilişkiyi ve teknisyenin basit testleri yapabilmek ve güvenli çalışabilmesi için gerekli kuralları inceleyeceğiz.

Appendix A. Questions and Answers

Ek modül. Her chapter’in sonunda yer alan Q/A sorularının çözümleri

Appendix B. Table of Acronyms

Ek modül. Bilgisayar ile ilgili çoğu kısaltmaların açılımlarını bulabileceğiniz tablo.

CHAPTER 1. Introduction to Computers

Neden A+ öğreniyoruz ?

Bilgisayar kullanıcılarına destek verebilir hale gelebilmemiz için önce temelimiz sağlam olmalıdır. Amerika’ya çalışmaya giden Sistem mühendisleri, iş görüşmelerinde bildiklerini anlatırlarken, “peki bu programları üzerine yükleyeceğin ve çalıştıracağın donanımlar hakkında bilgin nedir” sorusu ile karşılaşmışlardır. Bu yüzden, üzerinde çalıştığımız işletim sistemlerinden önce, bu sistemlerin kullandıkları donanımlar hakkında bilgi sahibi olmalıyız.

Bilgisayarın Tarihçesi

Eskiden insanlar nasıl hesap yapıyorlardı ? (Kağıt, kalem, daha sonraları abaküs yani bon-cuklar kullanarak hesap yaptılar) Daha sonra Facit’ler (mekanik-kollu hesap makineleri) kullandılar. En sonunda elektronik işin içine girdi ve hesaplama işleri farklı boyutlar aldı. İlk PC 1970’lerde yapıldı, gerisini kitabınızdan okuyabilirsiniz.

The Role of a Computer Service Professional

Bilgisayar endüstrisindeki hızlı gelişim, bilgisayar sektöründe çalışan profesyonellerin rollerini de değişikliğe zorlamaktadır. Eskiden bir tornavida, pense, başlangıç disketi ve MS-DOS bilgisi ile gayet rahat bir şekilde teknik destek verebiliyorduk. Çünkü çeşitlilik yoktu. Fakat gelişen teknoloji ve her gün yeni bir donanımın piyasaya sürülmesi ve bunun paralelinde yeni işletim sistemlerinin çıkması ile beraber, profesyonellerin de yükü arttı. Şimdi piyasada her donanımın birsürü çeşidi markası var, bunları kullananlara destek verebilmek için de sürekli kendimizi güncel tutmalı ve öğrenmeye ara vermemeliyiz. (Dergideki network sorusu örneği)

Bir bilgisayar profesyoneli aşağıdaki tanımlamalara uyarsa, bu sektörde para kazanmaya devam edebilir, aksi halde işi zordur :

– Technician : Hardware ve software problemlerini doğru ve kısa sürede bulabiliyor ve çözebiliyor olmalısınız.

– Scholar (Ogrenci) : Bilmediğiniz sorunların cevaplarını kaynaklardan (özellikle internet) öğrenebiliyor ve bu şekilde bilgilerinizi geliştirebiliyor olmalısınız. Öğrenme hiçbirzaman bitmez.

– Diplomat : Ve bu bilgilerinizi karşınızdaki müşteriye hissettirebiliyor olmalısınız. Müşteri, problem ile ilk kez karşılaşmış olsanız bile çözebileceğinizi hissetmez ise işi alamazsınız.

CHAPTER 2. Understanding Electronic Communication

Lesson 1 : Computer Communication

Insanlar kelimeleri kullanarak anlaşırlar. (Konuşarak ya da yazarak) Bu esnada kendilerine ait olan dilleri kullanırlar, ortak dil konuşuyorlarsa birbirlerini anlayabilirler.

Uzun mesafelerde nasıl anlaşırlar ?

Kızılderililer dumanla anlaşırlardı.

Gemiler ışıklar yakıp söndürerek anlaşırlar.

Telgraf icat edilince insanlar, elektrik sinyallerinin kablolar ile aktarılıp Mors alfabesi sayesinde haberleşmeye başladılar. (Nokia melodisi mors alfabesinde Connecting People demek)

Bir devrede elektrik ya vardır ya yoktur. Ya açık olabilir ya da kapalı. Bunu matematiksel olarak ifade etmek istersek, 1’ler ve 0’ları kullanabiliriz.

1 ve 0’ın bulunduğu sayma sistemi nedir ? (Binary System). Bilgisayarlar, Binary Sistem sayesinde anlaşırlar. 0 ve 1 ‘ler.

Bit : Bunlar bir şekilde ölçülmeli (kg, litre, metre gibi). Binary sistemde en küçük birime bit denir. 0 ve 1. On / Off.

Byte : 8 bitten oluşan grup. 1 karakter 1 Byte’dır. Klavyede 1 karaktere basmak, CPU’ya 1 byte veri göndermek demektir.

Kilobyte (KB) : 1024 byte (2^10) Niye 1024 ? Çünkü 1000’e en yakın 2^10

Megabyte (MB) : 1024 Kb (2^20)

Gigabyte (GB) : 1024 Mb (2^30)

Binary System : 2 rakam kullanır : 0 ve 1. 0=Off, 1=On. (0=00000000, 255=11111111. Toplam 256 rakam)

Hesaplama Şekli : 10’luk sistemde 8126=(8×10³ + 1×10² + 2×10¹ + 6×10º) 2’lik sistemde de aynı. 01000010= (0x128 + 1×64 + 0x32 + 0x16 + 0x8 + 0x4 + 1×2 + 0x1) = 66 (0,5 ve 9 ‘u binary code ile alt alta yaz, 3’ünü topla.)

Parallel and Serial Devices : (Çizerek) Seri yani tek kablodan aynı anda kaç sinyal gidebilir ? 1 sinyal (olasılık 2^1=2), 1’den fazla giderse collusion olur. Tek şeritli yol örneği. Birbirine paralel 8 kablodan aynı anda kaç sinyal gider ? 8 sinyal (olasılık 2^8=256) 8 şeritli otoban gibi.

ASCII (American Standard Code for Information Interchange) : Harfleri bilgisayara nasıl tanıtacağız ? ASCII, klavyede kullandığımız her karakterin bilgisayarın anlayabileceği konuma çevirme standardıdır. Evrensel (her ülkede aynı) olmak zorunda çünkü Turkiyede de, Amerikada da cpu sadece binary code’dan anlıyor. Sayfa 18’de her karakterin karşılığı binary code’lar var, orjinal 128 extended 128 olmak üzere toplam 256 adet. Neden ? Çünkü 2^8=256 kombinasyon var. (A=65=01000001, Space=32=00100000). Ismini yaz alt alta, herkes kendi ismini yazsın, binary’e çevirsin. (Japonca, Cince, Rusca vs farklı standartlar, bizi ilgilendirmiyor)

Lesson 2 : The Computer Bus

Bilgisayar içerisinde, bir noktadan diğer noktaya sinyal taşıyan yollara bus diyebiliriz. Bunlar kartların üzerinde bakır teller de olabilirler, kablo içerisindeki teller de. Birbirine paralel birden çok (8 bit-16bit-32bit-64bit) telden oluşurlar. Otoban örneği.

Bir telden aynı anda kaç sinyal gidebilir ? ((1)) Daha fazla göndermeye çalışırsak collusion olur. Birbirine paralel 8 telden kaç sinyal gidebilir ? ((8))

CHAPTER 3. An Overview of the Personal Computer

PC’ler 3 safhada çalışırlar. Sizden bir bilgi girmenizi isterler “INPUT”, girdiğiniz bilgiyi işlerler “PROCESSING” ve size istediğiniz şekilde geri verirler “OUTPUT”.

Input : Dışarıdan veya bilgisayarın içinde başka bir cihazdan processor’a data girilmesi. Örnek : Klavye, mouse, scanner, mikrofon, cd-rom, dvd-rom.

Processing : Girilen data’nın bilgisayar tarafından işleme sokulması. Örnek : CPU. Bilgisayarda veri nasıl işlenir ? CPU her türlü data yönetiminden sorumludur fakat bazı farklı cihazlar olmazsa bir işe yaramaz. Bunlar bir PC’nin başlıca elemanlarıdır :

· Motherboard (Anakart) : Her cihazın üzerine bağlandığı kart (Araba şasi örneği)

· Chip Set : Data’nın akışını yöneten ve kontrol eden chip ve entegre devre grubu.

· Data Bus : Anakart üzerinde bulunan, CPU tarafından dataların (elektrik sinyallerinin) cihazlara gönderildiği ve alındığı birbirlerine paralel yollar.

· Address Bus : Data bus’ta gidip gelen dataların nereden gelip nereye gittiklerinin CPU tarafından “adreslendiği” birbirlerine paralel yollar.

· Expansion Slots : Anakart’a ek cihaz takabileceğimiz “genişleme” yuvaları.

· Clock : CPU’nun command’ları ne kadar zamanda bitirebileceğini belirten hız. (Ör : 800 Mhz = 800 milyon commands/sn.)

· Battery : Bilgisayarın setup’ı ile ilgili bilgilerin, elektrik kesildiğinde veya bilgisayar kapatıldığında saklanabilmesi için gereken enerjiyi sağlar.

· Memory : Dataların geçici süre için yazılabildiği kartlar.

clip_image001[3]

(Not : MCC’den daha sonra bahsedilecek ama kısaca CPU’nun RAM ile arasındaki, memory’e gidecek ve memory’den gelecek dataları yöneten, memory’i belli aralıklarla refresh eden chip)

Output : İşlenen data’nın istenilen şekilde sonuçlarının getirilmesi. Örnek : Printer, monitor, plotter, speakers.

Input/Output : Floppy, HDD, modem, network card, cd recorder, tape drive.

Support Hardware : Power Supply (Gelen elektriği 3.3, 5 veya 12 volt’a çevirir. Anakart kaç volt ile çalışıyorsa), Surge Suppressor (Regulatör gibi, elektrik dalga-lanmalarından korur), UPS (Hem regulatör gibi çalışır, hem de elektrik kesintilerinde bilgisayarınızı kapatıncaya kadar elektrik sağlar. Battery backup’tır), Case (Bilgisayar parçalarının büyük bölümü ihtiva eden kutu, diğer cihazlar ile elektrik yalıtımı sağlar, fanları sayesinde içerideki havayı sirküle ederek aşırı ısınmayı önler).

CHAPTER 4. The Central Processing Unit

Lesson 1 : Microprocessors

CPU ne işe yarar ? Dataların işlenmesi ve PC içindeki kontrolü. CPU aslında bir (IC) entegre devredir. (IC=Bir devrenin üzerinde birden çok özelliğin toplanması) Tek bir yapı ama birçok işe yarıyor. (Elektrik anahtarı entegre devre mi ? Hayır, sadece ışıkları açar-kapar) CPU beyin, Data Bus sinir sistemidir. Her organ sinir sistemine bağlıdır.

· External Data Bus : Önceki derslerimizde, bilgisayar içerisinde cihazlar arası yolculuk eden dataların (binary code ile) gidip geldiği yollara “Bus” demiştik. External Data Bus (external bus, data bus) dataların cihazlar arasında yol aldığı ve her cihazın bağlı olduğu primary route’dur. (Ilk cıkan bilgisayarda 8bit = 8 paralel yol, 1 byte data at a time, 16bit, 32bit ve şu an 64bit = 64 paralel yol, 64 şeritli otoban)

clip_image002[3]

· The CPU : Bilgisayarda aritmetik ve mantıksal işlem yapılan bölüm. Bilgisa-yardaki her türlü veri akışını kontrol eder.

o Transistors : İnsanlar hücrelerden oluşur, CPU’lar ise transistörlerden. (yapıtaşları transistörlerdir) 1/0 sinyalleri veren elektronik switchler-dir. On/off posizyonları alarak binary code’u oluştururlar. Positive voltaj verildiğinde elektronlar harekete geçer ve transistör açık (On) hale gelir. Ne kadar çok transistör varsa CPU o kadar güçlü demektir. (8088’de 29.000 tane, PIV’de 50.000.000 tane)

o Microprocessor Design : CU (Komuta eder – Yönetici), ALU (Aritmetik mantıksal işlemleri yapar – İşçi), I/O U (Verilerin CPU’ya giriş çıkışını sağlar – Kapıdaki bekçi)
clip_image003[3]

o Internal Cache : İşlemcinin içine giren data Internal cache’de sırasını bekler. (Data cache’de) (Bekleme odası gibi) (L1)

o Registers : Sırası gelen datanın işlenmesi için bir operasyon odası olması lazım, bu oda kendi içinde ufak kutucuklardan oluşur (registers), karalama kağıdı, müsveddeler gibidir, ALU orada hesapları yapar, sonra siler.

o Codes : ASCII code’ları, keyboard üzerindeki karakterlerin binary olarak sunulmuş şekilleridir. Biz klavye üzerinde bir tuşa bastığımızda ilgili ASCII kodu genere edilir ve data bus’dan gönderilir. Diğer kodlar PC’ye datayı nasıl monitöre aktaracağını, device’lar arası nasıl iletişim sağlayacağını (ör: printer, scanner) söyler. Program kodları da, CPU ’ya yazılımın nasıl çalışacağını söyler.

o The Clock : PC’de zamanlama çok önemlidir. Opera gibi düşünürsek, herkes aynı anda istediği şeyi çalarsa gürültü olur. Clock’u bir orkestra şefi gibi düşünebiliriz. Bir tempo tutar (pulse a voltage) ve senkronizasyonu sağlar. (CPU internal clock) Pulse ettiği her voltaj 1 clock cycle’dır. Her command en az 2 clock cycle’da gerçekleşir.

o Clock Speed : Bilgisayarların hızı ne ile ölçülür ? Hz (Mhz, Ghz) CPU’nun 2 cycle’da kaç command bitirebileceğini belirten hız. (Örneğin, 450 Mhz = 450 milyon işlem/sn.)

clip_image004[3]

· Memory : CPU dataların hepsini üzerinde tutamaz, bunun için yardımcı chipler gerekir. Dataları geçici süre üzerinde tutan chiplere RAM denir. CPU istediği an istediği bölüme yazabildiği için “Random Access” denmiştir. (Ram Hdd’ye göre milyonlarca kat hızlıdır, CPU da Ram’den yaklaşık 1000 kat hızlıdır) (Chapter 7’de daha geniş işlenecek)

o Address Bus : RAM’in üzerinde saklanan bilgiler sürekli değişir. Sistem için, hangi memory bölümü hangi işlem için ayrılmış ve hangi bölüm kullanılabilir bilgisi çok önemlidir. Bunun için memory bölümlerinin adreslenmesi yani dolu-boş bilgilerinin CPU’ya gönderilmesi gerekir. Bu işlemler, Address Bus üzerinden yapılır. Adress Bus, RAM’i sisteme bağlar memory kullanıldıkça sinyaller üzerinden geçer. Address Bus’ın genişliği, CPU tarafından ne kadar memory adreslenebileceğini belirler. (8088’de 20bits=2^20 combination = 1.048.576=1MB RAM, PIV’de 32bits=2^32 combination = 4GB RAM)

CPU, Memory bus’a direkt bağlı değildir, Memory Control Chip (MCC) sayesinde istek gönderir ve sonuç alır.

clip_image006[3]

· How Microprocessors Work : CPU PC içinde nasıl çalışır basit bir örnekle inceleyelim. 2+2=4 sonucuna CPU’nun hangi basamakları geçerek ulaştığına bir bakalım :

o Kullanıcı klavyede bir rakama bastığında (Calculator programı gibi bir program açıkken), prefetch unit, CPU üzerindeki (instruction cache-deki) instruction’lara bu datayı ne yapacağını sorar ve data CPU tarafından RAM’e ve kendi Instruction Cache’ine yazılır.

o Prefetch unit, code’un bir kopyasını ister ve decode unit’e gönderir, bu code binary code’a çevrilir ve CU’ya gönderilir ve CU datayı data cache’in X (herhangi) bir bölümüne yazar ve prosesin devamını bekler.

o + tuşuna basılınca, prefetch unit tekrar instruction cache’e ne yapacağını sorar ve aldığı code’u çevirerek (translate) CU ve data cache’e gönderir. Böylece ALU ADD fonksiyonunu yapmak üzere haberlendirilir.

o Kullanıcı 2 tuşuna basınca aynı prosesler tekrarlanır.

o CU kodu alır ve ADD comand’ını ALU’ya gönderir. ALU işlemi yapar ve Registerda saklanması için 4 sonucunun code’unu gönderir.

o Kullanıcı = tuşuna bastığında, prefetch unit instuction cache bunu ne yapacağını instruction cache’e sorar ve aldığı cevabı binary code’a çevirerek CU’ya yollar. Ve sonuç register’dan okunarak ekrana yansır.

· PC Microprocessor Developments and Features : CPU’nun zamanla geliştiril-mesi ve yüksek performans elde edilmesi aşağıda sıralayacağımız elemanla-rının geliştirilmesi ile sağlanmıştır.

o Speed : 2 Clock Cycle’da kaç command bitirebilir. Hız arttıkça, bitirebileceği command sayısı da artacaktır.

o Transistör sayısı : Daha çok transistör, daha büyük hesap gücü.

o Registers : Registerların boyutları büyüdükçe, daha komplike commandlar 1 adımda yapılabilir.

o External Data Bus : Büyüdükçe yol alabilecek data miktarı artar.

o Address Bus : Büyüdükçe CPU tarafından RAM’de adreslenebilecek data miktarı artar.

o Internal Cache : CPU üzerindeki yüksek hızlı memory’dir. Büyüdükçe, hız açısından daha yavaş olan RAM’e veya HDD’e gönderilecek data miktarı azalır, böylece hız kazanılır.

· Cpu’lar ve Gelişim Süreci

o 8086 ve 8088 : PC’lerde kullanılan ilk CPU’lardır. 29.000 transistör, 4,77 / 10 Mhz, 16bit Register, 16bit External Data Bus (8086’da 16bit 8088’de 8 bit, tek fark bu aralarında), 20bit Address Bus. CPU yapısı (CPU Packaging) 40 Pin DIP (Dual Inline Package).

clip_image007[3]

o 286 : 24 bit Address Bus (2^24=16MB Ram imkanı var), 20 Mhz Clock Speed.

· İki memory modunda çalışabiliyordu : REAL MODE (kendinden önceki CPU’lar ile aynı), bir program çalışmaya başlayıp kendisini memory’e alınca başka programlar memory’de bulunamıyorlar. Program memory’nin tamamını bloke ediyor. PROTECTED MODE (Multitasking) OS devreye giriyor, programa ihtiyacı kadar olan memory alanını sağlıyor, Böylece başka bir program da baska bir memory alanına yazılıp aynı anda çalışabiliyor. (286 bu desteği getirmiştir fakat o zaman bunu yapabilecek bir OS henüz yoktu)

· Virtual Memory (Sanal Bellek), Sistem Memory’nin (RAM) yetmediği zamanlarda devreye giren, Hdd içerisinde ayrılmış olan bölüm. CPU o bölümü RAM olarak kullanıyor. O zaman niye RAM’e para veriyoruz da HDD’den kullanmıyoruz ? Hız. Default VM boyutu = 1,5 x RAM, Win9x/Me’de win386.swp (C:\Windows\ ), W4x/2K/XP/2K3’de pagefile.sys (C:\ ). (286 bu desteği getirmiştir fakat o zaman bunu yapabilecek bir OS henüz yoktu)

· CPU Yapısı DIP, PGA (Pin Grid Array) ve PLCC (Plastic Leadless Chip Carrier)

clip_image008[3]

PLCC : Ayaklar CPU’nun yanında PGA : Ayaklar altta

NOT : LIF SOCKET (Low Insertion Force) : CPU’yu sockete koyunca yerine tam oturması icin bastırmak gerekiyor.

ZIF SOCKET (Zero Insertion Force) : CPU’yu sockete koyduktan sonra yandaki kol yardımıyla yerine oturtuluyor.

o 386 : 275.000 transistör, 386 DX’de herşey 32bit (Register, Ext Data Bus, Address Bus), 386 SX’de Ext. Data Bus 16bit, Address Bus 24bit Amaç MARKETING. DX-SX’in bir anlamı yok (kısaltma değil)

· Intel 386’da INTERNAL CACHE (L1) yok, AMD 8DXLV’de 8 Mb L1 cache var.

· OS daha karmaşık işlemlere ihtiyaç duymaya başladığı için, Mathco Processor üretiliyor, 386’da yok, olanına 387 deniyor.

· CPU Yapısı PGA (Pin Grid Array) veya PLCC (Plastic Leadless Chip Carrier)

o 486 : ~1.200.000 Transistör, herşey 32 bit, 486DX’de Mathco processor var, 486SX’de yok (tek fark bu).

· Hepsinde min. 8 Kb L1 Cache var (486 ile L1 standart oldu) DX4’de L1 cache 16 Kb. (Standart PIII, PIV’lerde 64 Kb.)

· Anakart hızı 25 ve 33 Mhz, CPU’lar ise hızlandı. (Ornegin DX2x66 demek, 33 Mhz x 2 = 66 Mhz’de çalışıyor demektir. DX4x75 demek, 25 Mhz x 3 = 75 Mhz’de çalışıyor demektir. DX4x100 demek, 33 Mhz x 3 = 100 Mhz’de çalışıyor demektir) Sebebi, CPU hepsinden hızlı çalışmalı ki her cihaza aynı anda cevap verebilsin.

· Şu anda bile anakartlar 100, 133 Mhz’de çalışıyor. (1,56 Ghz CPU, 100 x 15 çarpanı ile çalışıyor.) Yani anakartın Clock’u ile CPU’nun Clock’u farklı çalışıyor. (Not : Çarpanlar 0.5’er 0.5’er artar. 1, 1.5, 2, 2.5 … )

· Hızlar artmaya başladığı için ısınmalar arttı. Soğutmak için Heatsink kullanıldı. Heatsink (alüminyum) CPU’nun üzerine yapıştırılır ve ısıyı CPU’dan alıp ortama verir. (Neden alüminyum ? Çünkü ısıyı çok iyi iletiyor). PASİF SOĞUTMA denir bu işleme.

· Pasif soğutma yetmeyince ortama fan eklendi. Heatsink’in üzerine takılır, heatsink olmadan fan bir işe yaramaz. Buna da AKTİF SOĞUTMA denir.

o Pentium : Neden 586 değil ? Çünkü Intel ürettiği CPU’lara telif almak istedi fakat rakamlara telif alınamadığı için Penta (Latincede 5) sözcü-ğünden ürettiği Pentium’a telif aldı.

· Anakart hızı 66 Mhz.

· Address Bus, registers aynı kaldı (32bit), Data Bus 64 bit oldu.

· Dual Pipeline teknolojisi geldi. CPU databusdan gelen dataları teker teker alıyordu, ikişer ikişer almaya başladı. (Her şeride 2 araba sığdırdılar)

· L1 cache 2ye ayrılıyor, 8Kb Data Cache, 8Kb Instruction Cache

· Branch Prediction : (Öngörmek) İşlemcinin, sürekli gelen komutların sonuçlarını cache’e yazarak, birdaha aynı komut geldiğinde hemen cevap vermesi. (Proxy server, Isa Server gibi. Caching, internet örnek verilerek anlatılabilir.

o Pentium Pro : Serverlar için özel design edilmiştir.

· NT 4.0’dan itibaren OS’ler 32bit kullanmaya başladılar. (O zamana kadar hardware 32bit olmasına rağmen kullanacak OS yoktu)

· Şimdiye kadar CPU’lar CISC (Complex Instruction Set Computing) kullanıyorlardı, Pro ile beraber RISC (Reduced Instrucion Set Computing) kullanmaya başladılar. Instruction Cache daha çok instruction alabiliyor artık.

· L2 cache CPU içine girdi. L2 cache’in hızı arttı fakat MALİYET çok arttı. (Avantajı, CPU’da 5 milyon transistör, L2’de 20 milyon transistör = Toplam 20 milyon transistör)

o Pentium MMX : (Multimedya Extensions) Multimedya ne demektir ? Video, ses, oyun amaçlı programların tümü. Mp3, Divx vs sıkıştırılmış datalardır. İşlemci daha fazla çalışır bunları oynatabilmek için. Yavaşlamayı önlemek için MMX çıktı. ALU’nun kullandığı instruction cache’in içerisine 57 adet extra code eklenmiş.

· SIMD (Single Instruction Multiple Data) Aynı command ile daha çok işlem. (Örnek : Eğitmen herkese ayrı ayrı soracağı-na, toplu olarak soruyor “sorusu olan var mı” diye.)

· L2 Cache tekrar dışarıda, daha ucuz olsun diye.

o Pentium II : Yapı socket’ten slot’a döndü. L2 cache’i CPU ile aynı kart üzerine koyup, CPU’nun yarı hızında çalıştırdılar. (Anakarttan çok daha hızlı)

· Anakart hızları 100 Mhz’lere çıktı.

clip_image009[3]

· Multiple Branch Prediction : Birden fazla prediction yapabiliyor.

· Data Flow Analysis : Bilgi akışını kendisi analiz ediyor. Kendine göre yeniden sıralıyor, böylece daha hızlı çalışıyor.

· Speculative Execution : Örneğin alınan talimat ışığı kapat, kapıyı kilitle, klimayı kapat, sen sırayı değiştirip klimayı kapatıyorsun önce.

· SEC Packaging : (Single Edge Connector) CPU’nun tek bir kenarı anakarta temas ediyor.

· Dual Independent Bus : L2’lere cache bus ile bağlanıldığı için yüksek performans getirdi.

· İki işlemciye destek veriliyor. (SMP)

· ECC (Error Correction Coding) : (Memory’de anlatılacak) Hata düzeltme kodu, data transferi doğru gerçekleşti mi gerçekleşmedi mi sağlama yapıyor.

· Pipelined FPU : Mathco Processorun gelişmişi, artık multimedya revaçta olduğu için ekranda hareket eden cisimler var ve bunların koordinatlarının sürekli hesaplanması lazım.

· Parity Protection : (Memory’de anlatılacak) Hata düzeltme.

· SIMD tam olarak kullanılmaya başlandı.

o Celeron : Marketing amaçlı, PII’den sonra çıktı. Tek fark L2 bellekti. İlk çıkan Celeronlarda L2 yoktu. Celeron 300A ile 128 KB L2 cache koyuldu.

o Xeon : Pentium Pro’nun yerine, serverlarda kullanılmak için tasarlandı 7.5 milyon transistör ve 2 MB’lere varan L2 cache. Pahalı idi.

o Pentium III : Anakart hızları 100 ve 133 Mhz.

· Önce slot üretildi, sonra sockete dönüldü. (500 Mhz ve sonrası 500’lerin de bazıları slot bazıları socket)

· Slot olanlar 100 Mhz’de, socket olanlar 133 Mhz’de çalışırlar.

· Slotta L2 512 KB, sockette L2 216 KB.

· SSE (Streaming SIMD Extensions) : Divx, Mp3, Internetten Radyo gibi sıkıştırılmış dataları daha hızlı okuyor.

· PIII’ler 3 çeşit : Normal PIII, Celeron ve Xeon.

o Pentium IV : SSE2 çıktı. (SSE’nin hızlısı)

· 3.0 Ghz üzerine çıkıldı.

· RDRAM çıktı PIV için. (Anakartın 4 kat hızında çalışıyor)

· Multithreading : 1 CPU’nun 2 CPU gibi çalışması. (Gelişmişi Hyperthreading)

Thread » Process » Application (Threadler processleri, processler applicationları oluştururlar) Aşağıdaki örnekte her bir satır 1 threaddir ve threadler bölünemez. Hangi CPU ile geldi ilk ? Pentium ile geldi.

clip_image011[3]

· Hyperthreading (SMT (Symetric Multi Threading)): Burdada 1 CPU 2 CPU gibi çalışıyor. Farkı, Multithreading sadece boş satırları doldurur, hyperthreading doldurabildiği tüm boşlukları doldurur. Performansı ~%70 arttırır.

· SMP (Symetric Multi Processing) : Anakart üzerinde birden fazla CPU olması. Bütün CPU’lar aynı olmak zoruda. (PIV 1800 x 2 örneğin)

Lesson Summary

· CPU günümüz bilgisayarlarının en önemli parçasıdır.

· CPU’nun geliştirilme aşamalarını anlamak, eski teknolojilerle yeni teknoloji-leri karşılaştırmak açısından önemlidir.

· CPU’ların performanslarını ölçmede kullanılan 3 önemli anahtar; hızı, address bus ve external data bus’ıdır.

· 286’nın çıkması ile birlikte, bilgisayarlar hem Real hem de Protected mode’da (Multitasking) kullanılmaya başlandı, 16 MB memory’e çıkıldı. (24bit AddBus)

· 386 ile birlikte 32bit işlemlere ve 4 GB memory’e çıkıldı. (32bit AddBus)

· 486’lar 386 processorlerin L1 cache’li olanı.

· Pentium’lar tamamen yeni teknoloji ile üretilmeye başlandılar, RISK (instruc-tion boyutlarını küçülterek instruction cache’de daha çok instruction) ve gerçek multithreading kullanılmaya başlandı.

· Multimedya amaçlı MMX processorler üretildi.

· Pentium III’ler ile birlikte SSE (Streamlined SIMD Extensions) geldi.

· Gunun bilgisayarları PIV’ler ve hızları 3 Ghz civarında.

Lesson 2 : Replacing and Upgrading CPU

Anakartı değiştirmek istemiyorsan, aynı cins CPU kullanabilirsin (PII-PII, PIII-PIII). Ama tavsiye edilen bir veya en üst cinse geçmek, çünkü aynı cins upgrade çok anlamlı değil.

PIII slot’tan PIII socket işlemciye geçmek istiyor ama anakartı değiştimek istemiyor isen, “Slot-socket converter” kullanman gerekiyor.

LIF SOCKET (Low Insertion Force) : CPU’yu sockete koyunca yerine tam oturması icin bastırmak gerekiyor. Çıkartması ise güç, özel aletler yada tronavida ile çıkıyor.

ZIF SOCKET (Zero Insertion Force) : CPU’yu sockete koyduktan sonra yandaki kol yardımıyla yerine oturtuluyor. Çıkartılması da aynı şekilde kol yardımı ile yapılıyor.

CHAPTER 5. Power Supplies

Lesson 1 : Power Supplies

· Power Supply ne işe yarar ? Converter gibi, şebeke akımını doğru akıma çevirir. PC içerisindeki tüm cihazlara DC (direct current – doğru akım) sağlar. Dışarıdan gelen akımı, 3.3 – 5 volt (board için) ve 12 volt (hard drivelar için) DC akıma çevirir. Çoğu power supply soğutma amaçlı fanlara da akım sağlar.

· İki çeşit power supply var : AT – ATX. PII ve sonrasında ATX kullanılıyor.

· AT’den siyah dörtlü bir kablo çıkar, kasanın power switch’ine bağlamak için. (Açma-kapatma için) (ATX’de yoktur)

· ATX’de bilgisayar OS tarafından kapatılabiliyor. (Soft Power Down) Soft hem software hem de soft anlamında kullanılıyor. Televizyonlardaki stand-by gibi, kapatılsa bile board üzerinde 5V elektrik dolaşıyor. Böylece NIC veya modem tarafından wake-on imkanı var.

· ATX’de tek (P1) connector anakarta girer (2 sıra 20 pin).

· AT’de (P8 ve P9) connectorler anakarta girer. (1 sıra 6 pin – toplam 12 pin). Dikkat edilmesi gereken nokta, bu iki parçayı anakarta takarken, siyah kabloların içe gelmesidir. Aksi halde yakar kartı ve cihazları. Siyah = Toprak.

· MOLEX CONNECTOR : HDD ve CD-ROM elektriği sağlar. Köşeleri kesiktir, ters takılamasın diye. Cihazlar için yeterli kablo yoksa SPLITTER ile çoğaltılır, kablonun boyu cihaza yetişmiyorsa EXTENDER ile uzatılır.

· MINI CONNECTOR : Floppy elektriği sağlar. Ters takılırsa floppy çalışmayabilir.

Lesson 2 : Power Supply Problems

· Surge : Kısa süreli voltaj artışı. Şebekeden veya yıldırım düşmesinden kaynaklanabilir.

· Spike : Çok kısa süreli voltaj artışı.

· Sag : Kısa süreli voltaj düşmesi. (Surge’in tersi)

· Brownout : Sag’in 1 sn’den fazla sürmesi.

· Blackout : Elektriğin tamamen gitmesi.

Bu 5 maddenin de çözümü UPS’dir. (Uninterruptable Power Supply)

UPS’ler büyük pillerdir. Laptop pili örnek verilebilir. Laptop elektriğe bağlı ise elektriği şebekeden alır ve pil yorulmaz, elektrikten çekersen pil devreye girer. Ortamda jeneratör varsa ? Jeneratör, elektrik kesildikten 1-2 saniye sonra devreye girer, bilgisayarlar için bir faydası yoktur. UPS ise hep devrededir, bilgisayar kapanmaz, regulator görevi de gördüğü için ani akım değişikliklerinden etkilenmez.

Elektriğin ne zaman geleceği bilinmiyorsa, bilgisayardaki programlar ve bilgisayar data kaybını önlemek için kapatılmalıdır. En azından monitörler kısa sürede kapatılmalıdır çünkü çok güç harcarlar. Laser printerlar UPS’in sağlayabileceğinden daha fazla elektrik talep edebileceğinden, UPS’lere takılmamalıdır.

CHAPTER 6. Motherboard and ROM BIOS

Lesson 1 : Computer Cases

· Kasalar ne işe yarar ? Bilgisayarın iç komponentlerini, dış etkenlerden (özellikle toz, içecek dökülmeleri ve EMI – electromagnetic interface – elektromanyetik etkilerden korur)

Lesson 2 : Motherboards

· Anakart ne işe yarar ? Tüm cihazların takıldığı karttır (araba şasisi gibi). Bilgisayarın hız, memory vs özelliklerini anakartın özellikleri belirler.

Lesson 3 : ROM BIOS

· Anakart takılı cihazları nasıl tanır ve aklında tutar ? BIOS (Basic Input Output System) sayesinde.

· BIOS’un görevleri ;

o Görev 1. PC açılırken POST yapar (Power on Self Test). İki kademede yapılır; 1. CPU-RAM-EKRAN KARTI çalışıyor mu çalışmıyor mu kontrol eder, üçünden biri bozuksa hiç açılmaz ve beep sesi ile uyarı verir. 2. Ekran kartı testi geçilirse ekran açılır ve diğer testler yapılır (Ram okuma yazma testi, klavye, cpu saat çarpanları vs.)

o Görev 2. Hangi cihazlar takılı, özellikleri nelerdir kontrol eder. (Örneğin kaç GB HDD var, düzgün çalışıyor mu ?)

o Görev 3. PC üzerindeki OS’i çalışması için tetikler. OS’ler programdır ve kendi kendilerine çalışamazlar.

o Görev 4. Tarih ve saat ayarlarını tutar. Windows, saat ve tarihi BIOS’dan alır. Windows içinde saati değiştirdiğin zaman aslında BIOS’un saatini değiştiriyorsun.

· Rom Bios : (Read-only memory) Elektrik kesildiğinde dahi üzerindeki datayı koruyan memory. Böylece PC açılmak için gerekli gördüğü dataları buradan sağlayabiliyor. İlk çıkan chipler değiştirilemiyor, update edilemiyordu.

· P-Rom Bios : (Programmable) Daha sonra programlanabilir ROM’lar çıktı. Teknik servis veya üretici tarafından, ihtiyaç duyulduğunda extra bilgiler yazılabiliyordu.

· EP-Rom Bios : (Erasable P-Rom) P-Rom’lar silinemiyor, sadece boş kalan yerlerine data eklenebiliyordu. Bu yüzden EP-Rom’lar üretildi. Fakat yine teknik servis yapıyor bu işlemi (ultraviyole ışın göndererek).

· EEP-Rom Bios : (Electronically EP-Rom) Elektronik olarak silinebiliyor fakat yine teknik servis tarafından.

· Flash Bios : Son kullanıcı tarafından, programlar vasıtası ile update edilebilir. Bu chipler BIOS programını ve default ayarları tutarlar. Elektrik kesilse bile bilgiler silinmez. Anakartın pilini çıkartıp taksan bile bilgisayar default ayarlar ile başlarlar.

· CMOS : BIOS ayarları değiştirilip “Save Settings and Exit” denince, bütün ayarlar CMOS’a (Complementary metal-oxide semiconductor) yazılır. RAM gibidir, elektrik kesilince içindeki bilgiler gider, bu yüzden pile ihtiyaç duyar üzerindeki datalar gitmesin diye. (Örneğin BIOS’a şifre koydun ve unuttun, pili çıkarınca CMOS’daki bilgiler silinir, ilk açılışta BIOS’daki default ayarlar yukleneceğinden şifresiz açılır.) BIOS programın bulunduğu chiptir, CMOS ayarların tutulduğu chiptir. Ayrı ayrı değillerdir, dışarıdan bakıldığında halogramlı bir chiptir, ikisini de ihtiva eder.

· BIOS Update esnasında elektrik kesilirse, bilgisayar açılmaz ve BIOS chipini değiştirmek gerekir.

· CMOS pilinin ömrü 3-4 senedir, zayıfladığında saat geri kalmaya başlar, bitince de başta tarih ve saat olmak üzere 01.01.2000 – 00:00 gösterir.

CHAPTER 7. Memory

Lesson 1. ROM and RAM

· Memory ne işe yarar? Dataların saklanması, tutulması için kullanılan kartlardır. Çalışmakta olan programların datalarının tutulduğu yerdir, programı kapatınca memory’den silinir.

· Nonvolatile Memory : Kalıcı bellek. Elektrik olsa da olmasa da üzerindeki bilgiler durur. (ROM – Read Only Memory)

· Volatile Memory : Geçici bellek. Elektrik gittiğinde üzerindeki bilgiler gider. (RAM, L1, L2)

· ROM : Non volatile’dir. Üretici firmanın kodladığı bilgileri saklar.

· RAM : Çalışmakta olan programların tutulduğu yerdir. Program kapatılınca memory’den silinir.

· Parity : Data’nın bir yerden bir yere gitmesi sonucu datada bir bozulma olup olmadığının kontrolü. Her byte’daki tek rakamları sayıp, sonuç tek ise 1, çift ise 0 Parity Bit’ini ekler data’nın arkasına Vardığı yerde de aynı kontrolü yapar, sonuçlar eşitse ok.ler. (Ör: 1101011…..1 (5 tane 1 = 5 = tek = 1)) Parity kontrol ucuzdur ama güvenli değildir. 1’lerin yeri değişse parity bit gene 1 olacak halbuki data değişti. Parity control her RAM’de standarttır.

· ECC (Error Correction Coding) : Her bit için ayrı ayrı parity bit gonderir. Çok guvenlidir ama daha yavaştır. Hızlı olması için hardware destegi lazımdır bu sebeple ECC Rom’lar daha pahalıdır. Server’larda kullanılır.

· DRAM (Dynamic Ram) : 1 ve 0’lar yani elektriğin olup olmadığı kapasitorler yardımıyla belirlenir. Kapasitorler, cok hızlı dolup bosalabildiği için kullanılır. Dolu kapasitorler 1, boş kapasitorler 0 olarak kabul edilir. Kapasitorün 1 değerini alabilmesi için %50 ve daha fazlasının dolu olması gerekir. Kendi kendine boşaldığı için dynamic ram. Ucuz ama yavaş.

o Refresh Time : (Altı delik bardak örneği) Bardakların dolu veya boş kalması, ya da dolu iken boşalması – boş iken dolması için gereken zamana refresh time denir. Eski RAM’lerde 60 nanosaniye, yenilerde 6 nanosaniye. Kapasitorun 1’den 0’a düşmesi icin gereken zaman refresh time’dır. (%100’den %49’a)

· SRAM (Statik Ram) : Kullanıldığı tek yer CPU’nun cache bellekleridir. Cok hızlı ve pahalıdır. (L1 ve L2 bellekler statiktir) Kapasitorler yoktur yerine flip-flop devre elemanları vardır. Transistore benzerler, acık veya kapalı durumları vardır. Refresh icin bir zamana ihtiyac yoktur. Bu yuzden cok hızlıdır. Ne kadar hızlı acıp kapatabilirsen o kadar hızlı calışırlar, bu yuzden L2 bellekler bulundukları ortamdaki kartın hızına göre çalışırlar. (Anakart üzerinde ise anakart hızında, slot üzerindeyse CPU’nun yarısı hızında, CPU üzerindeyse CPU hızında çalışır. Statik Ram’e normal ışık, dinamik ram’e apartman ışığı örnek verilebilir, apartman ışığının sonmesi için belli bir süre geçmesi gereklidir.

· Packaging :

o DIP (Dual Inline Package) : En eski RAM. BIOS chipine ve 8086 CPU’lara benziyor.

clip_image012[3]

o SIPP (Single Inline Pinned Package) : Ayakları iğneli RAM.

clip_image013[3]

o SIMM (Single Inline Memory Module) : 30 pin ve 72 pin olmak üzere iki çeşit.

clip_image014[3]

o DIMM (Dual Inline Memory Module) : 168 pin – son teknoloji.

· BANKING : Artık kullanılmıyor. Eskiden ramler çifter takılmak zorundaydı, tek ram takarsan çalışmazdı. En son SIMM Ramler dahil banking yapıyorlardı. Banking’de en onemli kural, Ram’lerin aynı olması gerekliliği idi. (Or : Ikisi de 16 MB olacak, üzerindeki chipler aynı sayıda olacak, hızları aynı olacak vs.) DIMM ile beraber tek ram iki ram gibi calısmaya başladı, böylece kendi içinde banking yapmış oldu. (Şu an kullanılan SDRAM-DDRAM-RDRAM DIMM’dir.)

· SDRAM (Syncroneus Dynamic Ram) : Anakart ile aynı hızda çalışırlar. (66 Mhz’lik RAM’i 100 Mhz Anakart’a takamazsın ama 133 Mhz’lik Ram’i 100 Mhz Anakart’a takabilirsin-100 Mhz çalışır.) (Hızları 100-133 Mhz) PII-PIII-PIV

· RDRAM (Rambus Dynamic Ram) : Rambus Dynamic Ram. Anakartın 4 katı hızda çalışır. CPU’ya olan bağlantısı farklı olduğu için Rambus deniyor. (Anakart 100 Mhz ise 400 çalışır) (Hızları 400-533-600-800-1000 Mhz) PIV

· DDR RAM (Double Data Rated Dynamic Ram) : Anakartın iki katı hızda çalışır. (Hızları 200-266-333-433 Mhz) (433 Mhz’de dışarı ile anakart x 2 hızında haberleşir, kendi içinde 433 Mhz çalışır) RDRAM’in çok pahalı olması sebebiyle üretilmiştir) Şu anda en çok tercih edilen ram’dir. PIV-AMD

· Caching : CPU’nun, yakın zamanda kullanmayı öngördüğü dataları memory’e yazması. (L1-L2-RAM-Vırtual Memory)

clip_image015[3]

(1000 Mhz = Sn’de 1 milyar cycle, 1 sn = 1/1milyar cycle, 1 cycle = 1 ns)

Bunların hızları eşit değil fakat yapılan işin akıcılığı durmamalı. Bu yüzden CPU caching kullanarak kullanacağı dataları L1,L2,RAM ve Virtual Memory’e yazıyor. Internet radyo örneği verilebilir.

· Write Through – Write Back : Bazı cache’ler CPU’dan gelen datayı direkt RAM’e aktarır, bu esnada RAM mesgul ise bekler bu da sistemi yavaslatır (Write Through). Bazıları ise datayı bekletir ve uygun zamanda RAM’e aktarır. (Write Back) L1 Cache icinde Data cache WB, Instruction Cache WT’dir. WB pahalı ama hızlıdır.

Lesson 2. Memory Mapping

· Hexedecimal Code : Binary language (1’ler ve 0’lar) designerlar ve programcılar için hatırlaması güç bir dildir. Bu yüzden daha kolay anlaşılabilen 16’lık sistem Hexedecimal kodlar kullanılır. (1,2,3,4,5,6,7,8,9,A, B,C,D,E,F)

1111 = 15 = F

1011 0001 0011 1111 = 11 1 3 16 = B13Fh (h hexedecimal demek)

· Memory Allocation : Bu bölümde memory’nin CPU kullanımı için nasıl bölümlendiğini göreceğiz. IBM tarafından üretilen ilk CPU’lar 1 MB’den fazlasını kullanamıyorlardı. Bunun 640 KB’si OS ve applicationlar için kullanılıyordu (Conventional Memory). Kalan 384 KB ise BIOS, VideoRAM, Rom, Hardware için ayrılmıştı (Reserved Memory). (Not : 1MB = 2^20 = FFFFF) Simdi isletim sistemleri artık 32bit çalıştığından boyle bşr sınır kalmadı. 1 MB’dan sonraki bölüme Extended Memory denir ve Himem.sys tarafından yönetilir.

· Real Mode : Bir program çalışmaya başlayıp kendisini memory’e alınca başka programlar memory’de bulunamıyorlar. Program memory’nin tamamını bloke ediyor.

· Protected Mode : OS devreye giriyor, programa ihtiyacı kadar olan memory alanını sağlıyor, Böylece başka bir program da baska bir memory alanına yazılıp aynı anda çalışabiliyor. (Multitasking)

· Shadowing : Bios’un görevi nedir ? Sistem ile ilgili basit bilgileri tutar. OS Bios’dan bu bilgilere ulasmak isterse ulaşabilir mi ? Ulaşır ama yavaş, bu yüzden BIOS üzerindeki bilgiler RAM’e kopyalanıp RAM’den okunur.

CHAPTER 8. Expansion Buses, Cables and Connectors

Lesson 1. Understanding Expansion Buses

Expansion Bus, expansion slotların (genişleme yuvalarının) kullandığı busdır. Slotları databus’a bağlayan busdır.

· ISA (Industrial Standart Architecture) : 8bit-8,33Mhz ve 16bit-10Mhz çalışırlar. Performansları düşüktü. Daha sonra MCA (Micro Channel Architecture) çıktı ama kullanılmadı.

· EISA (Extended ISA) : 32bit-8Mhz çalışır. ISA’dan daha hızlı. Fiziksel fark, ISA’da çift konnektör var, EISA’da 4 konnektör var.

clip_image016[3]

· VESA (Video Electronics Standarts Association) : 32bit-33Mhz çalışır. Gelişen grafik arabirimleri için tasarlanmıştı. Ekran kartları hep VESA satılıyordu. Board üzerinde 1’den fazla VESA slot vardı, hem ekran kartı hem de 3d hızlandırıcılar takılabiliyordu.

· PCI (Peripheral Component Interconnect) : 32bit-33Mhz çalışırlar. Pentiumlar ile birlikte çıktı, VESA tarih oldu. (32bit=4byte, 4byte x 33 milyon Mhz = 128 Mb/sn). VESA’dan farkı ne ? BUS MASTERING yapılıyor.

o BUS MASTERING : Eskiden boş slotlara da IRQ veriliyordu. PCI ile birlikte sadece kart takılı olan slotlara IRQ verilmeye başlandı. Bus Mastering sayesinde PCI slotlar kontrol edilmeye başlandı ve tüm PCI slotlara tek IRQ verildi. (Aslında sadece controller’a yani bus master’a verildi, bus master bunu paylaştırdı, IP sharer gibi)

· PCIX : PCI ile aynı özelliklere sahip, farkı 64bit çalışması. Çok bilinen bir slot değil.

· AGP (Accelerated Graphics Port) : 500 MB/sn data transfer edebiliyor. Sadece ekran kartı için kullanılır. Ekran kartı üzerinde kendi RAM’i vardır. Ekran kartının memory’si yetmezse memory’de reserve ettiğin kadar miktar memory’den kullanılır (Ayarı BIOS’dan yapılır). Ram’in 1/8’i yeterlidir. (AGP Apperture Size) AGP ile birlikte North Bridge-South Bridge kavramı çıktı. Hızlı çalışan CPU-RAM-AGP-DMA : North Bridge, PCI-EISA-FDD-HDD : South Birdge. South Bridge ile North Bridge birbirlerine bağlı.

AGP 1X = 500 MB/sn

AGP 2X = 1000 MB/sn

AGP 4X = 2000 MB/sn

AGP 8X = 4000 MB/sn

· USB (Universal Serial Bus) : Mouse, printer, modem, keyboard, joystick, scanner, digital camera gibi external cihazlar bağlanabilir.

o USB portuna 127 tane cihaz bağlanabilir (çoklayıcılar yardımı ile).

o Bilgisayar açıkken bağlantı yapılabilir. (Hot pluggable)

o Hızlı modda 12Mbit/sn=1,5MB/sn, yavaş modda 1,5Mbit/sn=0,2 MB/sn çalışıyorlardı.

o USB 2.0 480Mbit/sn=60MB/sn çalışmak üzere tasarlandı. Çıkma sebebi hız ve Firewire.

· IEEE 1394 FIREWIRE : 400 Mbit/sn = 50 MB/sn. Özellikle Apple’larda kullanılıyordu. Yavaş yavaş PC’lerde de kullanılmaya başlandı.

Lesson 2. Configuring Expansion Cards

· I/O Adresi : Mektubu gönderdiğin kişinin adresini yazarsın, arkasına da gönderenin adını yazarsın. Böylece kimden gittiği ve kime gideceği belli olur. Address Bus üzerinde giden adresler I/O adresleridir. Her cihazın unique bir I/O adresi vardır. 16 bit’tir ve hexedecimal kod ile yazılır ki programcılar kolay kullanabilsin diye. (Sayfa 160 – I/O adres tablosu AT olan onemli, COM1, COM2, LPT, Keyboard vs bilmek lazım)

COM1 : 03F8 – 03FF

COM2 : 02F8 – 02FH

LPT : 0378 – 037F

KEYB : 0060 – 0063

· Interrupt Request (IRQ) : Cihazların bir oncelik sıralaması vardır, iki cihaz aynı anda konusamaz. CPU’ya gelen isteklerde CPU bu oncelik sıralamasını gozonunde bulundurur.

clip_image018[3]

o IRQ Controller Chip (8259) CPU’ya ayrı bir wire ile baglıdır (INTERRUPT WIRE) Aslında iki telden oluşur, INT Read ve INT Write. CPU gelen isteğin okuma mı yazma mı olduğunu bu tellerden anlıyor.

o Hangi rakam daha küçükse onun kesme isteği önceliklidir.

o IRQ Chip, prioritylere göre kesme isteklerini CPU’ya gönderiyor.

o 2 reserved yani boştur. 8-15 arası 2’yi kullanır.

o 1 keyboard’dır. Diğer butun cihazlara karşı önceliği vardır. Sistem kilitlense bile CTRL+ALT+DEL veya SHIFT+CTRL+ESC (Task Manager) basarsan açılır.

o Öncelik sırası 0-1-8-9-10-11-12-13-14-15-2-3-4-5-6-7.

o COM1-COM3 IRQ4, COM2-COM4 IRQ3, LPT1 IRQ7 kullanır.

· DMA : CPU’nun yükünü azaltmak için HDD’den gelen datayı direkt RAM’e, RAM’den gelen datayı da direkt HDD’ye yazar (8237 Chip). DMA Channel’i kullanır. Hızlısı Ultra DMA (UDMA).

Lesson 3. Cables and Connectors

· Parallel Port : 25 PIN D Connector Female. (Kablonun ucu male, printer tarafı 36 PIN Centronix Connector)

o BITRONIX : Çift yönlü haberleşme, böylece printer da bilgisayara bilgi gönderebiliyor. (300 KB data transfer hızı)

o EPP (Enhanced Parallel Port) : 2 MB’a kadar data transfer hızı ve DAISY CHAIN (Printerları birbirlerinin arkasına bağlayarak çoğaltabil-me imkanı) sağladı.

o ECP (Extended Capabilities Port) : LPT’nin yetenekleri genişletildi, artık CD-ROM, Scanner, External Storage bağlanabiliyor. Data transferi 2 MB üzerine çıktı. DMA kullanır. Bağladın ama görmüyorsa BIOS’da Paralel Port seçeneğini ECP yapacaksın.

· Serial Port : 9 PIN D Connector Male. Mouse, External Modem bağlanır.

· Null Cable : Com veya Lpt’den iki PC’yi bağlamak için kullanılır.

· SCSI Cable : 36 PIN Centronix yapı.

· Keyboard Cable : Eskiden 5 PIN DIN idi (AT Kasalarda), şimdi 6PIN Mini-DIN (PS2) (ATX)

RJ 11 : 2 telli Telefon connectorü

RJ 12 : 4 telli telefon connectörü (dual hat)

RJ 45 : Network connectorü

PS2 (Mini DIN) : Mouse, keyboards and some scanners

Centronix : Printers

USB : Her türlü device.

CHAPTER 9. Basic Disk Drives – CHAPTER 10. Advanced Disk Drive Technology

Lesson 1. Floppy Disk Drives

Eskiler 5 ¼ (720 KB), Yeniler 3 ½ (1.44 MB) (Isımleri, köşeden köşeye uzunluk’dan geliyor) Avantajları, ufak datalar taşınır, kolay taşınır. Dezavantajları yavaş, kapasite az.

Floppy kablosunun en ucuna gelirken bir twist var (kablo ikili ise), eger iki tane floppy takılı ise twistten sonra gelen floppy A olarak adlandırılır.

Kablonun 34. pininde bir hata varsa, çıkardığın disketin içeriği yeni disket takınca da görülür, içerik ne kadar disket takarsan tak değişmez.

Lesson 2. Hard Disk Drives

· IDE (Integrated Device Electronics) : 40 pin. Sadece HDD bağlanabiliyordu. CD-ROM gibi devicelar bağlanamıyordu. Max. 2 HDD bağlanabiliyordu. Hızları yavaştı. (≈3,3 – 5 MB/sn)

· EIDE (Enhanced IDE) : 40 pin. Artık tüm devicelar bağlanabiliyor. (CD-ROM DVD-Backup Drive). Max 2+2 takılabiliyor. Çok daha hızlı (≈150 MB/sn) External Device takılamaz (kasanın arkasında SCSI kart gibi bir girişi yok).

· Şu anda HDD’ler de CD-ROM’lar da DMA kullanırlar. HDD’ler çok hızlı oldukları için UDMA kullanırlar. (CD-ROM 1X=150 KB/sn, 52X=7,2 MB/sn, HDD=138 MB/sn)

· UDMA 33, 66, 100, 133 MB/sn. 66 ile beraber kablo yapısı değişti. Pin sayısı yine 40 ama teller inceldi ve 80 tane oldu. Eklenen teller topraklama yaptıkları için data geçiren 40 tel birbirlerini parazit yüzünden etkilememeye başladılar. Bu kablo yapısı sayesinde hız arttı.

· CD-ROM’lar UDMA değil PIO Mode kullanıyorlar. (Programmed I/O – DMA UDMA arası bir mode) CD-ROM’un üzerinde, içinde programlanmış kopyalama instructionları olan bir chip var. Bu yüzden daha hızlı data aktarımı yapabiliyor (PIO Mode 4 = 16,6 MB/sn)

· HDD kablosunda board’a yakın olan (ortadaki) jack’i takarsan ve cable select seçili ise HDD Slave olur. Uzaktaki jack’i takarsan ve cable select seçili ise Master olur HDD.

· HDD’nin içindeki disk’e (platter) okuyucu yazıcı kafa (pikap iğnesi gibi) kesinlikle değmez. HDD’ler manyetik okur-yazar, CD’ler optik okur yazar. HDD’ler vakumludur, kapağı açılırsa bozulurlar. Okuyucu yazıcı kafanın bacağında mıknatıslar var, mıknatıslara verilen değişik miktardaki elektrik akımı sayesinde kafa ileri geri hareket eder. Eskiden park diye bir komut vardı, bilgisayarı taşıyacağınız zaman önce park yazıp kafayı parking zone’a çekerdiniz ki kafa platter’a değmesin. Şu anda ise mıknatıs olduğu için, elektrik kesilince otomatik olarak parka çekiliyor.

· HDD GEOMETRY :

o Kafa Sayısı (Head) : Max 16 tane olabilir. 1 platter’i 2 kafa okur. Kaç plaka varsa 2 katı head olur.

o Track : Plaklardaki oyuklara benzeyen, içten dışa doğru çemberler.

o Silindir Sayısı (Cylinder) : Birkaç platter üst üste gelince her plakadaki aynı trackler silindiri oluştururlar. (4 plaka var, her plakada 100 track varsa toplam 100 adet cylinder vardır) Bios en fazla 1024 cylinder sayısını elle girmene izin verir.

o Sector per Track : Bir track en fazla 63 birbirine eşit dilime bölüne-bilir. Bunlara sector denir. 1 sector 512 byte data alabilir.

o HDD KAPASİTESİ = CHS = CYLINDER x HEAD x SECTOR PER TRACK

= 1024 x 16 x 63 x 512 = 528.482.304 byte

= 504 MB (1 MB = 1024 KB = 1024 byte)

Yani BIOS sadece 504 MB HDD kapasitesini tanıyabiliyordu eskiden. Daha sonra kapasiteler artınca ya HDD’ler kendi BIOS’larını kullanarak BIOS’u bypass ettiler, ya da BIOS’a farklı seyler hesaplattılar.

o Logical Block Addressing (LBA) : Yüksek kapasiteli HDD’leri kullanabilmek için artık BIOS’a kapasite değil, silindir sayısı hesapla-tılıyor. LBA ile birlikte BIOS’da Auto Detect özelliği geldi. Artık değer-leri elle yazmaya gerek yok, BIOS kendisi detect edebiliyor.

Cylinder = Capacity / (Head x SPT x 512)

· HDD Tipleri : Eskiden ST506 ve ESDI vardi, artik yoklar.

o IDE/EIDE : PC’lerde buyuk yuzde ile kullanılan HDD tipidir. Onceleri IDE kullanılırdı, EIDE controller ile beraber EIDE HDD’ler kullanılmaya başlandı. EIDE ile birlikte artık daha buyuk kapasiteli HDD’ler kullanılabiliyor, UDMA 66-133 ile birlikte daha hızlı data transferi yapıla-biliyor.

o SCSI (Small Computer System Interface) : Ozellikle Server’lar ve yuksek kapasiteli Workstation’lar için tasarlanmış HDD’lerdir. Anakart’a bağlantısı EIDE disklerden tamamen farklıdır, kendi SCSI controllerı aracılığı ile bağlanır. SCSI Controller’a 7 tane device bağlayabiliyorduk (SCSI-1). Şimdi SCSI-2 ve SCSI-3’de 15 ID verilebiliyor, SCSI-3’lerde de her ID’ye 7’şer tane Logical Unit Number (LUN) verilebiliyor (Toplam 105 tane device).

o SCSI-EIDE Farkları :

· Anakart’a bağlantı şekilleri tamamen farklı, SCSI control kartları PCI slot’a bağlanır.

· SCSI’ler 15.000 Rpm’lere çıkabiliyor. EIDE 7200 Rpm.

· SCSI’de Master-Slave kavramı yok. SCSI Id var, 0,1,2.. diye gidiyor. Ama once gelenin priority’si var.

· EIDE en çok 4 HDD bağlanabilir, SCSI-3 toplam 105.

· EIDE HDD’den birsey kopyalarken aynı anda 2-3 kopya yaparsan bilgisayar cok yavaslar, SCSI’de boyle birsey yok, örneğin CD’den data kopyalarken aynı anda CD-R yazabilirsin.

· SCSI controller çok güçlü elektrik sinyali gönderdiği için geri yansımalar parazit yapıyor, engellemek için en sondaki HDD’ye sonlandırıcı takılıyor(du). Artık yok çünkü her device’ın üzerinde sonlandırıcı zaten var.

· EIDE’ye sadece mass storage, SCSI’ye scanner bile bağlanabilir.

· EIDE’ye external device bağlanamaz, SCSI kartların external girişleri vardır, external device bağlanabilir.

· Low-Level Formatting : Eskiden son kullanıcı yapardı, low-level format’ta sector, track, cylinder ve head ayarları yapılıyordu. Bozuk sector falan varsa onarılabiliyordu fakat artık sirketler bunu son kullanıcıya yaptırmak istemediklerinden (cunku kullanıcılar hata yapıyorlardı ve HDD’ler çöpe atılmak zorunda kalıyordu) artık fabrikada yapıyorlar bu işlemi.

Win9x-Me kurulumlarında, kuruluma başlamadan önce HDD yeni ise, formatlamak gerekir (High Level Format). Bunun için elimizde bir bootable floppy disket olması gerekir. Yaratmak için, Win9x-Me kurulu PC’de,

format a: /s

yazarak, sistem dosyaları ile birlikte bootable floppy oluşturmuş oluruz. Bunlara ek olarak FORMAT.COM ve FDISK.COM dosyalarını da diskete kopyalamalıyız.

· Partitioning : Elimizde bulunan HDD’yi partitioning sayesinde 1-24 (C to Z) Mantıksal Bölüme ayırabiliriz. Neden ? Data organizasyonunu kolaylaştırmak için ve de birden çok OS kurabilmek için.

o Primary-Extended Partition : Primary, üzerinde boot sector olan partition’dur. Fdisk ile bir primary partition yaratılabilir, diğer 23 tanesi Extended olarak yaratılabilir (logical drives). Nasıl yaratılacağı OS kısmında ayrıntılı anlatılacak.

· File Allocation Tables (FAT) : Disk drive’larda yazılabilen en küçük birim sector’dür. Bir sector 512 byte data alabilir. 512 byte’dan küçük dosyalar (2 byte bile olsalar) 1 sector yer kaplarlar ve o sectore başka dosya yazılamaz. Bu şekilde, o sector’de kalan boş alan israf edilmiş olur. 512 byte’dan büyük dosyalar da birden çok sector’e yazılırlar. FAT, hangi datanın hangi sectör’e yazıldığını ve hangi sectörlerin dolu-boş olduğu bilgisini tutar. Clustering sayesinde arka arkaya gelen sectorler birleştirilerek tek bir unit olarak FAT’a gösterilir, bu sayede yer kaybı azaltılmış olur. Max 64,000 cluster olabilir. Sectors per Cluster sayısı partition boyutuna bağlıdır. Örneğin

Partition : 32MB=33,554,432 bytes

Total Sectors : 33,554,432/512=65,536

Sectors per Cluster : 65,536/64,000=1,024=1

Bytes per Cluster : 1,024 x 512 = 524

· Fragmentation : Cluster üzerindeki dosyalar silinindikçe, boşalan yerlere yeni dosyalar yazılır. Fakat silinen dosya ile yazılan dosyanın boyutları aynı olmayabileceğinden, o clusteri dolduran dosya, diğer boş bulduğu clusterlara da kendisini yazmaya devam eder. Bu yüzden dosyanın bazı parçaları HDD’nin farklı yerlerinde olabilir ve bu da yavaşlamaya sebep olur. Fragmentation, bu dosyaları ardışık clusterlara yazarak HDD’nin okuma hızını arttıran işleme denir.

· Disk Compression : Clusterlarda boş kalan yerleri değerlendirerek kullanma işlemi. Fat32’de compressing yok çünkü cluster size’lar zaten düşürüldü.

CHAPTER 11. The Display System

Lesson 1. Monitors

Monitörler bildiğimiz televizyonlara benzerler. Tek farkları monitörler broadcast sinyalleri ile değil, PC içerisinde yer alan ekran kartından gelen sinyaller ile çalışırlar. Ekran kartı ne kadar kaliteli ise monitörden alacağınız kalite o kadar iyi olur.

· The CRT (cathode-ray tube) : Tüplü monitörlerin içinde, Red-Green-Blue (RGB) renklerini ve bunların karışımı ile tüm renkleri ekrana yansıtan elektron tabancası yer almaktadır. Bu ışınlar deflection coil’ler yardımı ile tüm ekrana yansıtılır.

Eskiden ekranlar bombeliydi, sebebi, her noktanın merkeze eşit uzaklıkta olması gerektiği idi. Çünkü düz olsaydı aşağıdaki şekilde gorüldüğü gibi 2 daha önce belirecekti.

clip_image020[3]

Daha sonra değişik yöntemler kullanarak düz ekran yaptılar. (Flat screen)

Flat screen ile LCD aynı şey değildir.

· Refresh Rate :

clip_image022[3]

Horizontal scan, soldan sağa kadar yapılan scan’dir (HRR). (Printer gibi)

Horizontal ve vertical retrace, scan yapan kafanın geri dönmesidir.

Refresh Rate, iki START arası geçen zamandır. Ölçü birimi Hertz’dir. (Hertz, saniyede x kez demek, 85 Hertz saniyede 85 kez)

İnsan gözü saniyede 80-85 Hertz civarı çalışır. Monitörü 80 Hz altına düşürürsen titremeye başlar, bunun sebebi monitörün tazeleme oranı gözünüzün hızına yetişemiyor demektir.

· Resolution (Çözünürlük) : Ekran karelerden oluşur (pixel). Bu kareler ne kadar küçük olursa ekrana o kadar çok kare sığar. 640×480 çözünürlük, yatayda 640, dikeyde 480 tane pixel olduğunu belirtir.

Çözünürlük arttıkça gözün ihtiyaç duyduğu refresh rate de artar. 1280×1024 – 85 Hz çalışan monitör iyi bir monitördür. Monitörün kalitesi, yüksek çözünürlükte basabildiği refresh rate’den belli olur.

Normal TV-Monitör oranı 4:3 ‘dür. Sinema oranı 16:9 ‘dur. O yüzden sinema filmi altta üstte siyah çıkar televizyonda. İnsanın görme oranı ? 1:1

· Dot Pitch (Nokta Aralığı) : Monitör üzerine düşen her renk bir dot’dur. (RGB) Monitörün gösterebileceği en küçük birim pixel’dir. Bir pixelin içine birçok nokta sığdırılabilir. Pixel ne kadar ufak ve alabildiği nokta ne kadar çoksa görüntü kalitesi o kadar iyidir.

Nokta aralığı, iki aynı renk nokta arası mesafedir. (R-R, G-G, B-B) 0,24-0,25 mm civarındadır. Ne kadar ufaksa o kadar iyidir. (Printer gibi, düşük kalitede basarsan nokta aralığını arttırır ve daha az kaliteli basar)

· FPD (Flat Panel Display) : Tüp olmadığı için daha az yer kaplarlar. CRT monitörlere göre daha pahalıdırlar. Daha az ekran kartına uyumludurlar ve çözünürlük alternatifleri daha azdır. Görüntü kalitesi sağdan soldan bakınca biraz düşebilir. En önemlisi CRT gibi radyasyon yaymazlar.

o LCD (Liquid Cyrstal Display) : Kesit alırsak, iki cam arası sandvic yapıda saydam bir sıvı var. Elektrik verildiğinde kristalize olarak renklenir ve görüntü oluşur. Ömrü 10-12 senedir. Iki tipi var :

§ Passive Matrix Display : Günümüzde kullanılmıyor artık. Görüntü kalitesi daha kötü, görüş açısı daha azdır. Refresh rate’i daha azdır. Bankamatikler için idealdir. Satır ve sütun başına 1’er transistör düşer.

§ Active Matrix Display : Görüntü kalitesi, görüş açısı, refresh rate daha iyidir. Daha pahalıdır. Her pixel’e 1 transistör düşer. Bu yüzden refresh rate’leri çok hızlıdır.

Passive Matrix’de A noktasına renk vermek istenince yatay ve dikey noktalardan 1,5’ar volt elektrik veriliyor fakat elektrik diğer pixellerden de geçeceği için çok hafif de olsa çizgiler görünür. Active Matrix’de her pixelde 1 transistör olduğundan sadece o transistöre elektrik verilir ve bu yüzden çizgi falan görünmez.

o Plazma : Florasan ışığı gibi bir görüntü mantığı ile çalışır. Çok büyük ekranlar için üretilmiştir. Contast ve parlaklığı daha azdır, daha ucuzdur ama ömrü de azdır. (4-5 sene) Plazma TV’lerde tuner yoktur, normal anten bağlanamaz, digital uydu seyredilebilir. (Digiturk gibi)

· Display Adapters :

o İlk ekran kartları MDA (Monocrome Display) : Siyah-beyaz sadece.

o CGA (Colour Graphics Display) : 2 ve 4 renk çalışıyordu. (Text görüntü)

o EGA (Enhanced Graphics Display) : 16 renk çalışıyordu. Text-16 renk, grafik-8 renk.

o VGA (Video Graphics Adapter) : 640×480 ve 16bit renk standart. Windows 3.1 ile çıktı.

o SVGA (Super VGA) : Ekran kartlarının tetenekleri geliştirildi. 800×600 16bit minimum.

Şu an ekran kartlarının %98’i DDR Memory kullanırlar. Kendi processorleri vardır : GPU

· Troubleshooting :

o Tüm kabloların takılı olduğunu kontrol et.

o Ekran kartı anakarta tam oturmuş mu kontrol et.

o Reboot et. Eğer POST esnasında görüntü varsa OS’de problem.

o 640×480 60 Hz’e resetle kartı. Çalışıyorsa driverları kontrol et.

o Monitörün destekleyebildiği refresh rate’den fazlasını uygulama.

CHAPTER 12. Printers

· DOT MATRIX : Daktilo gibidir. Kağıdın üzerine mürekkepli şerit gelir, baskı kafası şeride vurarak mürekkebin şeride geçmesi sağlanır. 9/25 pin modları vardır. Birinde aynı anda 9 pin vurur (kötü baskı), diğerinde aynı anda 25 pin vurur (daha kaliteli baskı).

Dot matrix, daha çok karbon kopya yapılacaksa veya muhasebede devamlı kağıda baskı yapılacaksa kullanılır.

· INKJET PRINTER : Mürekkep püskürtmeli printer. İki çeşidi vardir :

o Bubblejet : İçindeki mürekkebi ısıtır, Isınan mürekkep genleşir ve delikten püskürür.

o Inkjet : Elektrik verilerek partiküller hızlandırılır ve püskürtülür.

· LASER PRINTER :

clip_image023[3]

1. Cleaning : Drum üzerinde kalan metal tozları temizlenir.

2. Charge the Drum : Belli yoğunlukta elektrik verilerek drum şarj edilir. (Drum üzerinde statik elektrik birikir.)

3. Writer Image : Imajın oluşturulacağı bölümlere laser ışınları gönderi-lip o bölümler geçici süre için yakılır.

4. Transfer Toner : Tonerin içi metal tozu ile dolu. Metal tozu, laser ile yakılan bölümlere yapışır.

5. Transfer Image to Paper : Mıknatıs yardımı ile, drum’a yapışan tozlar kağıda doğru çekilir. (Tozların %90’dan fazlası kapıda yapışır.)

Statik eliminator, kağıt üzerinde biriken statik elektriği giderir.

6. Fuse image to paper : Fırınlama işlemi yapılır. Alttaki drum ısıtır, üstteki drum pres yapar.

CHAPTER 13. Portable Computers

· Farkları taşınabilmeleri. Pilleri vardır, sürekli elektriğe bağlı olmaları gerekmez. Içinde kullanılan cihazlar daha ufaktır PC’ye nazaran. Daha az elektrik sarfetmek üzere tasarlanmışlardır. Örneğin HDD maximumum 5400 Rpm çalışır ki daha az elektrik harcasın.

· Laptop – Notebook : Laptoplar biraz daha büyük ve ağırdır. Teknojileri biraz daha eskidir. Ismin değişmesine sebep, Amerika’da açılan bir davadır. Laptop, dizüstü demek olduğu için, bir Amerikalı’nın uzun süre kullanmdan dolayı dizleri yanıyor, davayı da bu sebepten kazanınca artık Laptop değil Notebook denmeye başlıyor.

· PCMCIA (Personal Computer Memory Card International Association) : Notebookların genişleme yuvalarıdır. NIC, Modem, External HDD.. takılabilir. Tipleri vardır :

o Tip 1 : 3,3 mm. External Memory takılabilir. (Sistem memory must exist, this is additional)

o Tip 2 : 5 mm. NIC, Modem takılabilir.

o Tip 3 : 10,5 mm. HDD takılabilir. (2 tane Tip2’ye aynı anda girer)

o Tip 4 : 12-13 mm. HDD takılabiliyor(du). Artık yok.

· Display : LCD kullanırlar. (Active matrix veya Passive Matrix)

· Pil : Artık tüm Notebooklar Li-ION pil kullanırlar. Eskiden Ni-Cd ve Ni-MH kullanılırdı. Pilin şarj edilmeden önce bitmesi gerekiyordu. Eğer bitmeden önce sarj edersen pilin ömrü kısalıyordu (Memory Effect). Simdi de var ama eskisi kadar değil. En az memory effect en son çıkan Li-Polymer pillerde vardır. (Ni-Cd, Ni-MH, Li-ION, Li-Polymer)

· Speedstep Teknolojisi : Dinamik olarak değişen CPU hızı. Pilin kalan ömrüne göre bilgisayarın CPU’nun hızını değiştirerek daha fazla dayanması. Pil azaldıkça CPU yavaşlar.

CHAPTER 14. Connectivity and Networking

· Network : En az iki bilgisayarın haberleşme, data ve diğer kaynakların paylaşımı amacı ile birbirlerine bağlanmaları. Networklerin büyük çoğunluğu kablo kullanarak kurulur. Ancak günümüzde kablosuz teknolojiler de kullanıl-maya başlandı. Infrared, bluetooth ve wireless networkler (802.11b) bunlara örnek olarak gösterilebilir.

· Basic Requirements of Network : Connections, communications and services.

o Connections : Bilgisayarların birbirlerine bağlayan fiziksel component-ler (hardware).

· The network medium : Kablo veya wireless radyo dalgaları

· The network interface : NIC. Ne işe yarar ? Datayı elektrik sinyaline çevirip gönderir, gelen elektrik sinyallerini de dataya çevir.

o Communications : Bilgisayarların birbirleriyle haberleşebilmeleri için gerekli kurallar. Bilgisayarlar farklı OS’ler kullansalar da aynı dilden konuşmaları lazım.

o Services : Bilgisayarlar networke fiziksel olarak bağlı da olsalar, kaynaklarını paylaşmazlarsa bir anlamı olmaz. Kaynaklar neler olabilir ? Dosyalar, printer, scanner, Cd, DVD etc.

· LAN – WAN : Farkları nedir ? Hızdır. Yanlız araya Router girerse, networkler farklı ise wan diyebiliriz.

· Network Tipleri : Peer-to-peer networks ve Server based networks.

o Peer to peer networks (Workgroup) : Her bilgisayar hem server (resource’lerını paylaştıran) hem de client (diger bilgisayarların resource’larını kullanan) olarak çalışır. Her PC kendi güvenliğinden sorumludur ve hangi kaynaklarını paylaştıracağını kendi belirler. 15-20 PC barındıran networkler için uygun olabilir.

o Server based networks (Domain) : Çoğu şirket networklerinde kullanılan, bir veya daha çok bilgisayarın server görevini üstlenerek sistemin güvenliğini, paylaşım kurallarını ve yönetimini sağladığı sistemdir. (NT4, Win2K, Win2K3, Netware)

· Network Topology : Local Area Network’lerin dizayn edilme yöntemlerine topology denir.

o Star : Her bilgisayar merkezde bir cihaza bağlıdır. (Hub, switch) Merkezdeki bozulursa hepsi kopar ama diğerlerinde oluşabilecek bozukluk sadece kendisini etkiler.

clip_image025[3]

o Bus : Bilgisayarların birbirlerinin arkasına daisy chain bağlanmaları, star’a göre troubleshoot’u daha zordur, bir PC çökerse tüm network çöker. Her iki uca da sonlandırıcı takmak gerekir sinyal yansımasını önlemek için. Ethernet network de denir.

clip_image027[3]

o Ring : Networkde sürekli bir token döner, PC token kendisine geldiğinde içi boş ise datayı yükler ve gönderir. Makinalar repeater gibi davranırlar, bu yüzden sinyaller güçlüdür. Aynı anda konuşa-mazlar, bir bilgisayar çökerse tüm network çöker. Token ring network de denir.

clip_image029[3]

· Network Interface Cards (NIC) : Bilgisayar ile kabloyu bağlayan cihazdır. Bilgisayardan gelen datayı kablo üzerinde yolculuk edebilecek elektrik sinyallerine çevirip paketler ve gönderir. Computerlar networkden çok daha hızlı oldukları için, gönderilmek istenen datayı belli süre cache’inde tutarak buffering de yapar ve sırası gelince gönderir.

Mac Adresi, her NIC üzerinde unique olan bir hexedecimal sayıdır. Ipconfig /all ile görülebilir. 00-EA-3A-FF-00-F6 gibidir. İlk 3 hane üreticiyi temsil eder.

· Network Cabling : 3 tip kablo vardır : Twisted Pair, Coaxial ve Fiberoptik.

o Twisted Pair : Unshielded Twisted Pair (UTP-65m) ve Shielded Twisted Pair (STP-100m). STP’de dış koruma olduğu için dış etkenlerden daha az etkilenir o yüzden datayı daha uzağa taşıyabilir. UTP kablo daha çok kullanılır.

o CAT 1 : Telefon kablosu, 2 tel.

o CAT 2 : 4 Mbps data taşıyabilir. (4 çift 8 tel)

o CAT 3 : 10 Mbps data taşıyabilir. (4 çift 8 tel)

o CAT 4 : 16 Mbps data taşıyabilir. (4 çift 8 tel)

o CAT 5 : 100 Mbps data taşıyabilir. (4 çift 8 tel)

o CAT 5e : 1 Gbps data taşıyabilir. (Tellerin materyalleri farklı olduğu için hızları farklı)

o Coaxial Cable : Televizyon kablosuna benzer, farkı taşıyabildiği Ohm. Çok iyi korumalı bir kablo olduğu için datayı çok uzağa taşıyabilir.

10 base 2 (thinnet) : 185 metre – 10 Mbps

10 base 5 (thicknet) : 500 metre – 10 Mbps

· Network Protocols : Birbirlerinden farklı veya aynı OS’ler kullanan bilgisayar-ların network ortamında birbirleri ile konuşabilmeleri için aynı dilden konuşmaları gerekir. Bu dillere protocol denir.

· TCP/IP (Open Protocol – Herkes kullanır)

· IPX/SPX (Vendor Specific – Novell)

· NetBEUI (Vendor Specific – Microsoft)

· AppleTalk (Vendor Specific – Macintosh)

· Repeater : Sinyal güçlendirici. 95nci metreye koyarsan 200 metreye data taşınabilir.

· Switch, Hub : Santral gibi, birçok kabloyu bağlayabilirsin. Farkları, hub bir portdan gelen datayı tüm portlara basar, switch sadece ilgili porta basar.

· Bridge : İki ayrı network segmentini birbirine bağlar. İki segmentde de aynı protocol olmalı.

· Router : Bridge’den farkı, farklı protocolleri translate eder.

· Gateway : İzinlerin kontrol edildiği çıkış kapıları. (Proxy, ISA)

CHAPTER 15. Modems and the Internet

· Modem : Modulatör – Demodülatör. Analog sinyali digital sinyale, digital sinyali analog sinyale çevirir. Bilgisayarlar analog sinyallerden anlamazlar. Sadece 1 ve 0’lardan anlarlar.

clip_image031[3]

· UART Chip : Bilgisayar içinde data 8,16,32,64 bit transfer edilir. Fakat modem serial çalışabildiği için datanın paralel’den serial’e çevrilmesi lazımdır. UART Chip bu görevi üstlenir (16550A). Eğer modemin kendi üzerinde UART chip varsa Hard Modem (External veya pahalı Internal), UART chip yoksa Soft Modemdir (ucuz Internal modemler).

· Digital Communication : Telefon hatları üzerinden haberleşmede iki step vardır. Once paralel sinyaller seri sinyallere çevrilir, sonra unique paketlere ayrılarak gönderilir.

o Asynchronous Communication : Belli bir zamanlama yoktur, her data gönderiminin başına bir start bit, sonuna da stop bit eklenir. Daha yavaştır.

o Synchronous Communication : Bağlantının başında modemler karşılıklı time interval için anlaşırlar ve bu interval içerisinde birbirlerine data gönderirler. Daha hızlı ama pahalıdır.

· Half Duplex : RJ-11 ile bağlanan, 2 kablolu, datanın ya gittiği ya da geldiği bağlantı. (Apartman diafonu gibi, düğmeye bas konuş, çek dinle)

· Full Duplex : RJ-12 ile bağlanan, 4 kablolu, datanın aynı anda gidip gelebildiği bağlantı. Çift hat çalıştığı için 2 kat daha çok telefon ücreti.

· Baud Rate : Eskiden 1 baud’da (cycle) 1 bit gönderilebiliyordu (=2400 bps), artık yaklaşık 23 bit gönderilebiliyor (=56600 bps).

· Modem Tipleri (Protocoller) :

o Xmodem : Error correction. 128 byte’da 1 parity gönderiyor.

o Ymodem : Error correction. 1024 byte’da 1 parity gönderiyor.

o Zmodem : Error correction+Data compresion. Şu an Zmodem kullanılıyor.

· Crash Recovery : Download’ı durdurdun, yeniden kaldığın yerden devam edebilmeye denir. Zmodem gerekir, 3rd party program bile olsa Xmodem ve Ymodem’de çalışmaz.

· Automatic Downloading : Link’e tıkladığında downloadın sana sorarak başlaması. (Bazı sitelerdeki, eğer download başlamadıysa buraya tıklayın yazıları X ve Ymodemler içindir)

· Streaming File Transfer : Internetten radyo, TV seyretme özelliği. Data compression sayesinde sadece Zmodemde var.

· Handshaking : Internete bağlanmak istediğimizde, bizim modem ile ISP’nin modemi birbirlerinin ortak noktalarını buluyorlar (karşılıklı cızırtılar esnasında).

· Modem Commands : Manual kullanım için kullanılan commandlar. Modem özelliklerinde query modem yaparsan bu commandları göndererek query yapar sistem.

o AT : Modem takılı ve düzgün çalışıyor mu ?

o ATD : ATDT08222630000. Numara çevirme codu. (2. T Tone dial, eğer santralden çıkacaksan 2.T’den sonra W yazacaksın)

o ATH : Hangs up modem.

o ATX : Reset modem to predefined state.

Baris Cihan AYDOGMUSOGLU (BilgeAdam)