magnify
formats

2-4 Kasım 2018 Tarihlerinde Perakende Teknoloji Zirvesi Gerçekleştirildi

FixCloud & Dell EMC Ana sponsorluğu ve ÇözümPark iş birliğiyle ITRetail’ e özel düzenlediğimiz “Perakende Teknoloji Zirvesi” 2-4 Kasım tarihlerinde Kıbrıs Elexus otelde gerçekleştirildi.

 

Birbirinden değerli 12 konuşmacının sunum yaptığı etkinlikle değişen ve gelişen teknolojilerin sonucunda ortaya çıkan yeni iş ihtiyaçları için perakende sektörüne özel çözümler ve ürünler anlatıldı.

 

Etkinliğe katılım gösteren değerli sektör uzmanları, sponsorları ve Çözümpark Bilişim Portalı ekip arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz.

 

clip_image002

 

Daha fazla bilgi ve etkinlik resimleri için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.

 

https://etkinlik.cozumpark.com/etkinlik/perakende-teknoloji-zirvesi/813

 

ÇözümPark Bilişim Portalı

 

 

 

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
formats

Azure File Sync

Bilişim sektörünün her zaman öncelikli iş yükleri vardır. Bunların en başında güvenlik gelmesine karşın bunun ile ilişkili olarak yedekleme başlığı da belki güvenlik işe eş değer bir konudur. Bunun en temel nedeni ise her ne kadar en yeni nesil güvenlik ürünlerini veya teknolojilerini kullanıyorsanız dahi olsa günün sonunda zero day başta olmak üzere bir şekilde zafiyete uğrama ihtimaliniz vardır. Böyle bir durumda mutlaka bir prosedürünüz ve bu prosedürü işletecek bilgili personeliniz olmalıdır. Bu prosedürün içerisinde ise yedekleme başlığını göreceksiniz. Daha basit bir örnek vermek gerekir ise ransomware gibi zararlıların şirket bilgisayarlarına bulaması ve tüm verileri şifrelemesi gibi bir zafiyet durumunda eğer elinizde bir yedeğiniz var ise aslında durumu ucuz atlatmış oluyorsunuz. Tabiki bilgi güvenliği balı başına bir konu, ne yazık ki Dünya üzerinde o kadar değerli veriler var ki kötü niyetli kişiler şirket sistemlerine sızdığı zaman ransomware gibi kendini belli eden bir aksiyon yerine veri hırsızlığını da tercih edebiliyorlar.

Peki bu girişi konuya nasıl bağlayacaksın diye merak edenler olabilir? Aslında anlatacağım Azure File Sync teknolojisi de yedekleme teknolojilerine benzer dosya replikasyon ürünüdür.

Ürünü anlatmadan önce sizlere hızlıca Azure File nedir sorusunun cevabını vermek istiyorum.

Azure File, bir endüstri standarttı olan “Server Message Block SMB” protokolü ile ulaşabileceğimiz ve aynı on-prem sistemlerdeki gibi klasik bir dosya paylaşımı imkanını bulut üzerinden sunan bir özelliktir.
Daha kısa bir ifade ile bulut üzerinde kullanılan dosya paylaşım platformu diyebiliriz.

Devamını oku…

 
Etiketler:
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
formats

ÇözümPark Haftalık Bülten – 5 Kasım 2018

Haftanın Web Seminerleri

Huawei Software Defined Network | Security – 7 Kasım Çarşamba Saat 10:00

Microsoft Sistemleri için Güvenlik ve Performans İpuçları – 8 Kasım Perşembe Saat 10:00

 

ÇözümPark Kampanya

HP Office Connect 1920S Switch ve OC20 Access Point Ürünlerinde ÇözümPark Üyelerine Özel İndirim

 

Güncel Teknoloji Haberleri

Cumhuriyetimizin 95. Yılı Kutlu Olsun

Huawei Bulut Kurumsal Zeka Hizmet Portföyü Tanıtıldı

Huawei Cloud’da Bosch IoT Suite Servisleri Başlıyor

Huawei, Sektör Odaklı Amaca Yönelik Ağ Çözümünü Yeniledi

Huawei Üstün Bilgi İşlem Gücü ile Yapay Zekanın Geleceğini Hazırlıyor

 

Makaleler

Azure File Sync

vCenter Appliance 6.7 u1 Kurulumu ve Gereksinimleri

Sonicwall Content Filter Service Yapılandırma

Exchange 2019 Sertifika Yapılandırması

Exchange Server 2016 DAG Activation Preference Değişimi – PreferenceMoveFrequency

 

Videolar

Parolasız Kimlik Doğrulama Teknolojileri

Dell EMC Hyper-Converged Infrastructure Vxrail

Çözümpark Neden Radorede?

Forcepoint NGFW Next Generation Firewall

HPE Simplivity

 

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
formats

1 Soru 1 Cevap: Sysprep

Soru: Bir windows işletim sistemi en çok kaz kez sysprep ile resetlenebilir?

Cevap: 8, daha sonrasında yeniden kurulum yapmanız gereklidir.

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
formats

Exchange Server 2016 DAG Activation Preference Değişimi – PreferenceMoveFrequency

Exchange Server 2010 sürümünden beri son derece başarılı bir şekilde çalışan DAG mimarisi sayesinde kesintisiz bir mail sistemi deneyimi sunmaktadır. Aslen 2007 sürümünde temelleri atılan ancak 2010 sürümü
ile ideal yapıya kavuşan DAG yani temelde log replikasyonu sayesinde mailbox sunucuları arasındaki eşitleme özelliği sayesinde olası bir sorunda posta kutusu seviyesinde herhangi bir kesinti olmadan kullanıcılarımız mailerine ulaşmaya devam edebilmektedir.

clip_image001

 

Ancak her yeni sürüm hatta CU güncellemesi ile DAG üzerinde birtakım iyileştirmelerin yapıldığını da görüyoruz. Aslında bunlar küçük iyileştirmeler olsa bile son derece önemli sonuçlar doğurabiliyor. Bende
bu makalemde aslında Exchange Server 2019’ un çıktığı şu dönemde Exchange Server 2012 CU2 ile gelen yeni bir özelliği yazmak istedim. Peki nedir bu yeni özellik ve neden şimdi yazma ihtiyacı duydum?

Öncelikle değişim aslında DAG mimarisi içerisindeki Activation Preference olarak isimlendirdiğimiz pasif kopyalar için öncelik sırası olarak da özetleyebileceğimiz bir mekanizmanın “PreferenceMoveFrequency” olarak isimlendirilen yeni bir özellikle güçlendirilmesidir. DAG mimarisini bilen ve kullanan sistem yöneticilerinin tecrübe ettiği gibi aslında Activation Preference çok kritik bir değer olup hangi veri tabanının öncelikle hangi sunucu üzerinde aktif olacağını seçebiliyoruz, bu sayede olası bir yama yükleme, sunucu kapatma açma veya felaket sonrasında sistem planladığımız tasarıma göre yük dağılımını
gerçekleştirebilecektir. Ancak genel sorun Türkiye başta olmak üzere pek çok yapıda Exchange Server DAG mimarisi aynı site içerisinde 2 sunucu ile kurulmaktadır. Yani 1000 üstü kullanıcı bile olsa daha güçlü iki makine ile tüm posta kutularına hizmet verebilmekteyiz. Tabiki banka, Telekom, gsm veya büyük şirketlerde kullanıcı sayıları 5000, 10.000, 30.000 şeklinde arttıkça mimari büyüyor. Ancak zaten o boyuttaki şirketlere genelde bizim gibi üst seviye yapılarda danışmanlık yapmış insanlar destek verdiği için makalenin konusu olan özelliği biz bu CU güncellemesine kadar zamanlanmış görevler ile elle yapıyorduk. Yani bir nevi büyük yapılar zaten başının çaresine bakıyordu.

Devamını oku…

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
formats

Exchange 2019 Client Access Rules

Exchange Server 2019 duyurulması ile beraber bizlerde hızlı bir şekilde yeni özelliklerini sizler ile paylaşmaya başladık. Aslında geçen hafta yeni özelliklerinin nerede ise tamamına yakınını aşağıdaki makalede
sizler ile paylaştım

http://www.cozumpark.com/blogs/exchangeserver/archive/2018/10/14/exchange-server-2019-yenilikleri.aspx

Ancak burada özellikle bazı teknolojiler için ayrı makaleler yazacağımı da belirtmiştim. Client Access Rule özelliği de bu teknolojilerden birisi.

Peki daha önce kullanmadığımız ve Exchange 2019 ile beraber gelen bu yeni özellik nedir?

Client Access Rule, temel olarak Exchange 2019 organizasyonunuzu yönetmek için kullandığınız Exchange admin center (EAC) ve remote PowerShell erişimlerini sınırlandırmak için kullanılır. Hub transport
kurallarına benzeyen bu kurallar sayesinde EAC ve remote PowerShell için IP temelli, kimlik doğrulama türüne ve kullanıcı özelliklerine bağlı olarak Exchange ‘e kimlerin bağlanacağına siz karar verebilirsiniz.

Peki bu ihtiyaç nereden doğdu? Aslında Exchange 2013 ile beraber web ve powershell temelli yönetim alışkanlıkları arttıkça bu uzak erişim protokolleri için özellikle şirket dışından veya şirket içerisinden
sıklıkla erişim talepleri arttı. Ancak şirket içerisinden olsun şirket dışında olsun bu tarz erişimler son derece büyük riskleri beraberinde getirmekteydi. Exchange sunucusuna RDP yapamayan kötü niyetli bir kişi şirket içerisinden veya dışından bu tarz uzak yönetim araçları sayesinde tüm mail sistemini ele geçire bilmekteydi. Tabiki banka, Telekom, gsm gibi büyük kurumlar Exchange Server
önünde konumlandırdıkları WAF veya benzeri güvelik cihazları ile aslında (bazen de IIS ile) bu tarz istekler için IP bazlı temel bir sınırlandırma getirerek koruma sağlayabiliyordu.

Devamını oku…

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
formats

Exchange Server 2019 Yenilikleri

24-28 Eylül tarihlerinde Orlando da düzenlenen Microsoft Ignite etkinliği ile beraber pek çok yeniliği de gün yüzüne çıkan Exchange Server 2019 artık yavaş yavaş şirketlerin yeni proje listelerine girmeye başladı. Etkinliğe katılma ve bu özellikleri özellikle ürün yöneticilerinden duymak büyük heyecan vericiydi. Aslında o kadar çok yenilik var ki bunların hepsini gerçekten öğrenmek ve yazmak açıkçası biraz zaman aldı.
Özellikle ignite sırasında yapılan sunumlardaki bazı bilgileri gerçekten henüz Microsoft kaynaklarında bulmak mümkün değildir, bu nedenle de özellikle bazı konularda ürün yöneticileri ile mailleşmem gerekti. Tabiki mevcut sunumları izleyerek aslında temel yenilikleri aşağıdaki gibi herkes özetleyebilir;

 

clip_image002

 

Ama malum ben ürünleri gerçekten çok iyi derecede anlamadan, kurmadan ve özellikle canlı ortamda tecrübe etmeden çok yazmak istemiyorum. Tabiki bazen malum Google bizi daha çok sevsin diye bazı bilgileri
çok erken vermek adına paylaşımlarımız olsa da en azından Exchange Server 2019 için gerçekten kaputun altında ne var dedirtecek sorulara sahip yenilikler için yazma zamanı gelmişti.

Peki Exchange Server’ da neler yeni? Aslında yukarıdaki paylaştığım görsel tüm konuyu özetliyor ama bu makaledeki amacım biraz daha sunumdan öte şeyleri paylamak olacaktır.

Devamını oku…

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
formats

ÇözümPark Haftalık Bülten – 29 Ekim 2018

Tarih 29 Ekim 2018 yazar içinde ÇözümPark

ÇözümPark Kampanya

HP Office Connect 1920S Switch ve OC20 Access Point Ürünlerinde %70 indirim

 

Haftanın Web Semineri

SQL Server Performance Tuning – Veri Yayma Rebalancing İşlemi – 30 Ekim Salı Saat 10:00

 

Güncel Teknoloji Haberleri

Cumhuriyetimizin 95. Yılı Kutlu Olsun

Huawei Bulut Kurumsal Zeka Hizmet Portföyü Tanıtıldı

Huawei Cloud’da Bosch IoT Suite Servisleri Başlıyor

Huawei, Sektör Odaklı Amaca Yönelik Ağ Çözümünü Yeniledi

Huawei Üstün Bilgi İşlem Gücü ile Yapay Zekanın Geleceğini Hazırlıyor

 

Makaleler

Exchange Server 2016 DAG Activation Preference Değişimi – PreferenceMoveFrequency

Veeam Backup and Replication Data Transport Metotları

Azure Firewall

Vmware Esxi 6.7 Standalone Kurulum Lisanslama Temel Yapılandırma ve Sanal Sunucu Kurulumu

Exchange 2019 Client Access Rules

 

Videolar

Dell EMC Hyper-Converged Infrastructure Vxrail

Çözümpark Neden Radorede?

Forcepoint NGFW Next Generation Firewall

HPE Simplivity

Kritik verileri gerçek-zamanlı bilgilere dönüştürmek için Superdome Flex

 

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
formats

Cumhuriyetimizin 95. Yılı Kutlu Olsun

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
formats

Exchange Server Posta Kutusu Veri Tabanı Boyutları için Öneriler – Exchange Best Practices: Mailbox Storage Quotas

Değişen ve gelişen teknolojiler ile beraber her geçen gün iletişim için kullandığımız araçların başında gelen e-posta trafiğinin sayısı ve boyutu inanılmaz bir şekilde artmaktadır.

Bunu aşağıdaki görselden çok rahat bir şekilde görebilirsiniz.

Gelişen teknoloji ile beraber sadece mail sayısı değil mail içeriklerinde paylaştığımız görseller, ofis dosyaları veya diğer eklerinde boyutları ciddi büyümüş durumda.

Böyle bir ortamda sistem yöneticileri için en kritik soru kotaların nasıl yapılandırılması gerektiğidir. Tabi ki her şirket iş ihtiyacı farklı olduğu için buradan rakam belirtmek doğru değildir. Kimi şirketler çok iyi bir arşivleme sistemi kurduğu için kullanıcı kotasını 1GB yapar ancak üstündeki tüm veri arşivlenmiş olduğu için kullanıcı 1GB üstündeki verilerine de aynı posta kutusundan erişir. Ancak arşiv sistemi olmayan başka bir şirket 1GB kota koymaya kalkar ve bir bakar ki kullanıcı çalışamaz bir hale gelir. Veya bir tasarımcı için 5GB mail kotası az gelir iken standart bir ofis çalışanı için çok gelir.

Benim bu yazıyı kaleme alma sebebim aslında bunlar değil. Bunlar söylediğim gibi her şirketin ihtiyacına göre belirlemesi gereken bir politika ancak benim gibi danışmanlık yapan insanlar için önemli olan bu mail sistemlerinin sağlıklı çalışması. Bu noktada da iki önemli tavsiyem olacaktır.

Exchange Server sistemlerinde hiç bir kullanıcı için unlimited yani sınırsız kota izni vermeyin.

Exchange Server sistemlerinde hiç bir veri tabanı için unlimited yani sınırsız kota izni vermeyin.

Dışarıdan veya içeriden gelebilecek bir atak veya beklenmedik sorunlarda artan uyarı, bilgilendirme veya izleme mailleri sizin veri tabanlarınız da veya ilgili posta kutusunda limit olmadığı için diskinizin dolmasına sebebiyet verebilir.

Şirkete özel kotayı istediğiniz gibi hesaplayabilirsiniz ancak her zaman disk boyutunu hesaba katmanız lazım.

basit bir hesap ile toplam kullanıcı sayınız ve ortalama kotanız çarpımı toplam disk alanından en az %10 küçük olmalıdır.

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
© Hakan Uzuner
credit