magnify
Home Haber İnternete kaydolan bir daha silinemez
formats

İnternete kaydolan bir daha silinemez

Tarih 06 Nisan 2010 yazar içinde Haber

TİB İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen, eş seçiminden iş
seçimine kadar internetin ana kaynak haline geldiğini belirterek,
“İnternet sanal bir dünya değil. Attığınız her adım kayıt altında.
İnternet ortamına giren kişi, önce bu gerçeği kabul etmeli” dedi.

KÖYDEN kente yeni
göçmüş insanlar, nasıl olsa beni kimse tanımaz rahatlığıyla olmadık
işler yapar ya, internete girenler de, “Burası sanal dünya, kim duyacak,
kim bilecek, bilse bile ne olacak” mantığıyla inanılmaz şeyler yapıyor.
Chat odalarında, facebook’ta, twitter’da yaşananlar zaman zaman
gazetelere yansısa da bunlar devede kulak aslında. Aybersgin alt
tarafında ise insanın peşini yaşadıkça, hatta öldükten sonra da
bırakmayacak bambaşka bir dünya var.

Yaygınlaşmada birinciyiz

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) İnternet Daire Başkanı
Osman Nihat Şen, Avrupa Birliği Komisyonu’nun, AB’ye üye ve aday üye
ülkeler arasında yaptığı araştırmada, internet kullanımının
yaygınlaşması açısından Türkiye’nin ilk sırada olduğunu söylüyor. “Bu da
çok şaşırtıcı değil” diyor Osman Nihat Şen, “çünkü Türkiye’de
internetle yeni tanışan genç bir nüfus var. Bu nedenle internet artık
kritik altyapı oldu yani vazgeçilmez bir hale geldi. Bu hızlı gelişme,
doğal olarak internetin içeriğini de tartışmaya açtı.”
İnternet
içeriği, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tartışma konusu elbette
ancak Türkiye’de henüz iş seçiminden eş seçimine uzanan bir çizgide,
internetteki ayak izleriniz takip edilmiyor.

CV yerine internet izine bakılıyor

ABD başta olmak üzere
Batılı ülkelerde, artık CV’lere değil, internetteki geçmişinize
bakılıyor. Kimi zaman yeniyetme iken yaptığınız bir şaka, kimi zaman
çocukça bir kapris uğruna gönderdiğiniz bir mail, kimi zaman sık sık
ziyaret ettiğiniz bir site karşınıza ‘suç unsuru’ olarak
çıkartılabiliyor. Çünkü, internette bırakılan hiçbir iz kaybolmuyor.
İnternet Daire Başkanı Şen’e kulak veriyoruz:

Fazla merak iyi değil

“İnternetteki kayıtlar hiçbir zaman silinmez. Orada attığınız her
adım ömür boyu sizi takip eder. Bu nedenle, çocukluktan itibaren
interneti kurallı ve güvenli kullanmanız gerekiyor. Çünkü orada
yaptığınız her şey Üniversite sınavına girerken de, iş ararken de, eş
ararken de sürekli karşınıza çıkacak. Bunu bilin, onun için dikkatli
kullanın ve ileride sorun yaşamayın. Batı’da böyle bir kültür yerleşti
bile ama bu kültür henüz Türkiye’ye gelmiş değil.” Şen, işin bu
safhasında, Türkiye’deki yaygın yanlış anlayıştan da söz etme gereğini
hissediyor. Çünkü Türkiye’de hâlâ, “Burası sanal dünya, ne yaparsam
yanıma kâr kalır” mantığı egemen:

‘Sanal havanın temizlenmesi’

“İnternette ortaya koyduğunuz bütün görüşler, girdiğiniz bütün
tartışmalar, ziyaret ettiğiniz bütün siteler hiçbir yerde olmadığı kadar
kayıt altındadır. Genel anlamda diğer kayıt altına almalarda belli bir
ölçü vardır ama internette hiçbir ölçü yoktur. Bu kayıt altındalık size
zarar getirebilir. Onun için dikkatli olmanız şarttır. Nasıl trafikte
güvenli seyahatin birtakım kuralları varsa ve siz o kurallara riayet
ediyorsunuz, internette de en az o kadar dikkatli olmanız gerekiyor. Bu
olumsuz bir şey değil. Biz bunu internetteki havanın temizlenmesi olarak
algılıyoruz.”

Mail’ler asla ‘delete’ edilmez

Peki ya mailler? Gerçek ismimizle eşimize, dostumuza, sevgilimize;
sahte isimlerle sevmediğimiz kişilere gönderdiğimiz mail’ler, onlar da
bir yerlerde kayıt altında mı acaba? Osman Nihat Şen’e kulak veriyoruz:
“İnternetteki her şey gibi, doğal olarak mail’ler de kayıt altında. Ama
istihbarat servislerinin bunlara bakıyor olması ayrı bir şey;
depolaması, hepsini bir yere kaydetmesi ayrı bir şey. Bu birazcık
ürkütücü ve herkesi tedirgin edici bir ifade. Ama şunu söyleyebilirim:
Önce düşün, sonra paylaş. Çünkü ileride nasıl kullanılacağını
bilemezsin. ‘Think before you post,’ AB’nin kabul ettiği bir slogan
haline geldi.”

Demokratik olanı tercih ediyoruz

İÇERİK düzenlemesiyle ilgili
dünyada iki farklı yaklaşım olduğunu hatırlatan Şen “Bunlardan biri
yasaklama ve engelleme, diğeri ise kullanıcı tercihlerini etkileme
yaklaşımı. Başta Avrupa ülkeleri, dünyadaki tüm demokratik ülkeler
temelde ikinci yaklaşımı benimsiyor. Ancak, bu ülkeler engelleme,
filtreleme ve uyar-kaldır uygulamalarını da yaygın olarak kullanıyor.
Biz de demokratik yaklaşımı benimsiyoruz” dedi.

Aileler çocukları için tedirgin

OSMAN Nihat Şen, internete
bağlı evlerle ilgili şu bilgileri verdi: “10.992 anne ve babayla
görüşerek, evlerde kullanılan internetle ilgili bir araştırma yaptık.
Ailelerin yüzde 85’i, internet karşısında çocuklarının risk altında
olduğunu düşünüyor ve endişeleniyor. Daha ilginç olanı, çocukların yaşı
büyüdükçü ailelerin endişe düzeyi artıyor. Çocukları 15 yaşın üzerinde
olan ailelerde bu endişe düzeyi yüzde 93’e çıkıyor. Bizim amacımız
endişe düzeyini aşağı çekmek, çünkü bu durum interneti tehdit ediyor.”

İnternet artık modern dadı gibi

AYNI araştırma, çocuklarımızın
yaşları ilerledikçe interneti sosyalleşme aracı olarak kullandığını da
koyuyor ortaya. Söz gelişi, 7 yaşındaki bir çocuğun sosyal ağları
kullanım oranı yüzde 8’de kalırken, yaşı 15 olduğunda bu oran yüzde 58’e
çıkıyor. Bir başka ifadeyle, internet çocuklarımızın bakıcısı ve dadısı
olmuş durumda.

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
İnternete kaydolan bir daha silinemez için yorumlar kapalı  comments 
© Hakan Uzuner
credit