magnify
Home Articles posted by Murat AYDIN
formats

5 Mayıs’a Dikkat !

Tarih 04 Mayıs 2010 yazar içinde Haber

5 Mayıs tüm Dünya çapındaki sistem yöneticileri ve
aynı zamanda tüm internet kullanıcıları için çok önemli bir gün. Çünkü 5
Mayıs’ta ICANN,
ABD
Hükümeti
ve Verisign‘ın
başını
çektikleri bir grup DNSSEC
sisteminin ilk aşamasını devreye sokacaklar. Aslında son
derece
önemli ve faydalı olan bu gelişme, Çarşamba günü tüm Dünya’da internet
erişimi
sorunları yaşanmasına neden olabilir.



Domain Name System
Security Extensions
veya kısa adıyla DNSSEC; çok
yaygın
olarak kullanılan Domain Name System (DNS) ve Internet Protocol (IP)
sistemleri
tarafından sunulan bilgilerin daha güvenli hale getirilmesi için
oluşturulan
yeni bir dizi ek özelliği ifade eden bir terim.

DNSSEC‘in
devreye
girmesiyle beraber tüm DNS sunucularından gelen yanıtlara dijital bir
imza eklenecek ve böylece internet kullanıcıları ziyaret etmekte
oldukları
sitenin alan adının herhangi bir aldatmaca için kullanılmadığını ve
güvenli
olduğunu kolaylıkla tespit edebilecekler.

DNSSEC ve güvenlik

DNSSEC,
DNS’in yerini almayacak, DNS’in özelliklerini geliştirecek bir dizi
özellik
içeriyor. Birincil amacı ise önemli bir güvenlik sorunu olarak kabul
edilen
man in the
middle
” saldırısının yol açtığı tehlikeleri ortadan
kaldırabilmek.

Güvenli SSL sertifikası
kullanılmadığı
durumlarda tehlike yaratabilen bu saldırı, en kısa tanımıyla şu
şekilde gerçekleşiyor; internet kullanıcısı (istemci) ve web sitesi
(sunucu)
haberleşirken araya giren hacker‘lar
iletişime sızarak, istemci ve sunucuya kendi
istedikleri bilgileri gönderir ve iletişimin kendi istedikleri şekilde
meydana
gelmesini sağlarlar.

Internet
Engineering
Task Force
(IETF) tarafından geliştirilen DNSSEC ise
getirdiği
dijital imza yöntemi ile araya girebilecek bu art
niyetli
kişilerin iletişimi kendi istedikleri gibi değiştirmesini engellemeyi
hedeflemekte.

Ne ters gidebilir?

DNSSEC‘in
bu
dijital imza gönderim ve alım süreci istemci ve sunucu arasında ek bir
dosya
transferi gerçekleşmesine ihtiyaç duyuyor. Her ne kadar gönderilecek
dijital
imza dosyası çok küçük olsa da, bazı durumlarda 2 KB’a kadar bir
büyüklüğe
ulaşabilmesi ve bunun tüm internet iletişiminde gerçekleşecek olması genel bir yavaşlığa
neden olabilir.

Daha da kötüsü, tüm büyük internet servis sağlayıcıların (İSS) hazır
olduklarını söyledikleri bu değişim için küçük İSS’lerin ne derece hazır
olduğu
bilinmiyor. Uzmanlar bu yüzden 5 Mayıs’ta bazı ciddi bağlantı sorunları
yaşanabileceğini
belirtiyorlar.
Her PC’nin ayarları ve özellikleri farklı olduğu için yan yana duran iki
makineden biri sağlıklı bir şekilde çalışırken, diğerinin sorun
yaşayabileceğinin de altını çiziyorlar.

Üstelik bu aşamada kullanıcılar yeterince bilgilendirilmiş değiller.
Yaşadıkları
sorunlara anlam verememeleri ve çözüm için ne yapmaları gerektiğini
bilmemeleri
genel bir karışıklığa neden olabilir.

Eğer 5 Mayıs’ta bir sorun
yaşayacak olursanız
internet servis sağlayıcınızı arayarak,
konuyla ilgili bilgi almanızı tavsiye ediyoruz.

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
5 Mayıs’a Dikkat ! için yorumlar kapalı  comments 
formats

Böyle iş teklifi ne duyuldu ne de görüldü!

Tarih 03 Mayıs 2010 yazar içinde Haber

Böyle iş teklifi ne
duyuldu ne de görüldü!

Esnaf ve Sanatkarlar Odaları
Birliği, kendi işini kurmak isteyen işsizlere hem mesleki eğitim, hem 4
bin lira karşılıksız para hem de 40 bin lira faizsiz kredi veriyor.

İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği
(İSTESOB), kendi işini kurmak isteyen işsizlerin umudu oldu. İşsizlere
meslek eğitiminin yanı sıra karşılıksız para ve faizsiz kredi veren
kurum, ilk mezunlarını verdi. Kurslardan yararlanan vatandaşlar meslek
sertifikası sahibi olurken, içlerinden kendini işyerini açanlara 4 bin
lira bağış ve 40 bin lira sıfır faizli kredi verildi. İSTESOB’un Küçük
ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdare Başkanlığı
(KOSGEB) ile birlikte yürüttüğü projenin ikinci ayağı, önceki gün başlatıldı. Bu
kapsamda 150 aday daha eğitime alınacak.

Ücretsiz verilecek olan 60 saatlik eğitimde, kendi
işini kurmak isteyen işsizlerin girişimcilik
eğitimleri ve danışmanlık hizmeti alarak, iş planlarını
hazırlamalarının sağlanması amaçlanıyor. “Uygulamalı Girişimcilik
Eğitimi” adı altında verilen meslek eğitim kursları, İSTESOB’un
Bakırköy’deki merkez binasında gerçekleştirilecek. İSTESOB Başkanı Faik
Yılmaz, “Yeni girişimcileri iş hayatına kazandırmak ve gençlere iş
imkanı oluşturmak için yeni projeler üretmeye devam edeceğiz” dedi.

İSTESOB’un iş fırsatından yararlanmak isteyenler,
başvurularını 10 Mayıs gününe kadar kurumun Bakırköy’deki merkezine
yapabilecekler. İŞKUR’un da destek verdiği eğitimi tamamlayıp iş
planlarını hazırlayan vatandaşlara, önce “Katılma Belgesi” veriliyor. Bu
kişiler işletme kurmaları halinde KOSGEB mevzuatı çerçevesinde “Yeni
Girişimci Desteği”ne başvurma hakkı kazanıyor. Başvurmaları durumunda 4
bin lira bağış ve 40 bin lira sıfır faizli kredi kendilerine ödeniyor.
Eğitimlere katılabilmek için; İŞKUR’a kayıtlı işsiz olma, sosyal
güvencenin olmaması (SSK-BAĞKUR), 18 yaşını tamamlamış olma, en az
ilköğretim okulu mezunu ya da iş kurmak istenilen alanda geçerli bir
sertifika ya da belgeye sahip olma, (meslek Liseleri ve üniversite
mezunları için sertifika şartı yok) ve girişimcilik eğitimine daha önce
katılmamış olma şartları aranıyor.

Girişimcilik eğitiminin ilk 50 mezunu sertifikalarını
İSTESOB Başkanı Faik Yılmaz’dan aldı. İlk mezunlar sertifikaları ile
birlikte objektife poz verdi.

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
Böyle iş teklifi ne duyuldu ne de görüldü! için yorumlar kapalı  comments 
formats

Güvenli İnternet kampanyası başladı

Tarih 29 Nisan 2010 yazar içinde Haber
Güvenli İnternet kampanyası
başladı

İnternete bağlıyken iş ve özel hayatımızın, bilgisayarımızın ve
özellikle çocuğumuzun karşılaşabileceği riskleri bilmek, bu riskleri
ortadan kaldırmanın yollarını öğrenmek ve önlem almak içimizi
rahatlatacaktır. Microsoft ve Habertürk Gazetesi desteğiyle başlatılan
Güvenli İnternet Kampanyası internetin rahatsız eden yanlarını ve
sakıncalı taraflarını hayatımızdan uzaklaştırmayı vaad ediyor.

İnternetin yaşam ve iş yapma tarzımızı değiştirdiği bir gerçek.
Çalışmak, alışveriş yapmak, oyun oynamak, bilgi edinmek, sosyalleşmek,
müzik paylaşmak, günlük tutmak, aile ve arkadaşlarımızla iletişim kurmak
için her gün internete bağlanıyoruz. İnternet bu kadar hayatın içine
girmişken şiddet, taciz, tehdit, pornografik içerik ve zararlı yayınlara
karşı bilinçli olmak ve özellikle çocukları internetin sakıncalı
yönlerinden korumayı öğrenmek gerçekten önemlidir.

İnterneti yasaklamadan suç ve istismardan arındırabilmek, özgür ve
güvenilir olmasını sağlamak biraz da kullanıcıların elinde. Tehlikelere
karşı bilinçli olmayı öğrenmek ve sürekli bir eğitim en iyi korunma
yoludur. Çocuklarla kurulacak farklı bir ilişki, davranışlarına dikkat
kesilmek, yaşına göre kurallar koymak, bilgisayarınızla ilgili
alınabilecek ufak tefek önlemler büyük sorunları ortadan kaldıracaktır.
Kişisel bilgilerimizi tahmin edilmesi zor şifrelerle koruyarak,
maillerdeki her linki tıklamayarak, kimlik hırsızlarından, hesabımızın
peşine düşmüş avcılardan korunmak için neler yapılması gerektiğini
öğrenerek, kablosuz ağımızı şifreli tutarak riskleri azaltmak ya da
belki tamamen ortadan kaldırmak mümkün. Bir problemle karşılaştığınızda
nereye başvuracağınızı bilmek de önemli bir ayrıntıdır. Konuyla ilgili
her an güncellenen en detaylı bilgilendirmeyi www.guvenlinternet.org
adresinde bulabilirsiniz.

Riskleri hayatımızdan uzaklaştırdığımızda internet çocuklar için
vazgeçilmez bir eğitim, eğlence ve oyun alanı, kendimiz içinse sınırsız
bir bilgi kaynağıdır.

Sadece oturum açtığınızda bile bilgisayarınızda aksaklığa neden
olacak, gizliliğinizi tehlikeye sokacak, bilgilerinizi çalabilecek güce
sahip zararlı yazılımlara maruz kalabilirsiniz. HaberTürk Gazetesi bu
kapsamda 2 Mayıs Pazar günü, içerisinde Türkiye için özel üretilmiş
Güvenli Internet Sihirbazı, Windows Live Aile Koruma Yazılımı, Microsoft
Security Essentials Antivirus programı ve Internet Explorer 8 tarayıcı
olan Güvenli İnternet CD’si veriyor. CD içindeki güvenli internet
sihirbazı sayesinde herkes bütün bu programları tek tuşla kolayca
kurabilecek. Cumartesi günü ise referans niteliğindeki Güvenli İnternet
dergisini Habertürk Gazetesi ile birlikte alabilirsiniz.

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
Güvenli İnternet kampanyası başladı için yorumlar kapalı  comments 
formats

Firefox kullanıcılarına kötü haber

Tarih 28 Nisan 2010 yazar içinde Haber

Dünyanın en ünlü zararlılarından
biri Firefox kullananları tehdit ediyor. İşte o tehlike.
 

Firefox kullanıcılarının büyük kısmı sadece hızından dolayı değil,
gelişmiş güvenlik özellikleri nedeniyle bu tarayıcı tercih ediyorlar.
Tarayıcıları hedef alan bilinen pek çok zararlı yazılım da bu yüzden
genellikle Firefox’tan uzak dururlar. Fakat bu durum değişmek üzere.
Ünlü Zeus Truva atı, Firefox’un güvenlik engelini geçmeyi başardı ve
rotasını Internet Explorer kullanıcılarından Firefox kullanıcılarına
doğru çevirdi.

Trusteer adlı güvenlik firmasının bildirdiğine göre Zbot olarak da
tanınan Zeus, şirketin taradığı her 3000 bilgisayardan birinde
Firefox’un güvenlik önlemini aşmayı başarmış ve online bankacılık
bilgilerini çalmaya hazır durumda tespit edildi.

Trusteer, Zeus’un 2.0 sürümünde rastlanan Firefox’u hedef alma
özelliğinin önümüzdeki günlerde pek çok kullanıcının canını sıkacağını
tahmin ediyor. Son rakamlara göre internet bankacılığı kullanıcılarının
%30’u Firefox’u tercih ediyor ve şimdiye kadar işlemlerini virüslerden
uzak güvenli bir şekilde sürdüren bu kullanıcılar için dikkatli olma
vakti gelmiş gibi görünüyor.

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
Firefox kullanıcılarına kötü haber için yorumlar kapalı  comments 
formats

İşte Microsoft’un cep telefonları

Tarih 13 Nisan 2010 yazar içinde Haber

Yazılım devinin merakla beklenen cep
telefonlarının ne kadar ilgi göreceği merak konusu.

 

Microsoft marka cep telefonlarıyla da sonunda tanıştık. Kin
One
ve Kin Two adını taşıyan bu telefonlar
önümüzdeki ay ABD’de Verizon ile anlaşmalı olarak satışa sunulacak.
Sosyal ağlar ve internet erişimi üzerine odaklanan bu telefonların hedef
kitlesinde 15-30 yaş arası gençler bulunuyor.


KIN One klavyesi kapalıyken böyle görünüyor.

Her
iki model de MySpace, Facebook ve
diğer paylaşım siteleriyle tam entegre olarak çalışıyor. Arayüzde
bulunan kısayollar sayesinde gezdiği, gördüğü her yerin fotoğrafını
çeken ve paylaşım sitelerinde arkadaşlarıyla paylaşanlar için son derece
ideal bir kullanım sunuluyor.


KIN One’ın klavyesi bu şekilde açılıyor.

Kin
One’da 5MP, Kin Two’da ise 8MP kamera
bulunuyor. Kin One ile SD kalitesinde videolar
çekilebiliyorken, Kin Two ile HD videolar
çekilebiliyor.

Kin One 4GB saklama alanı
sunarken Kin Two 8GB saklama alanı sunuyor.


KIN Two ise kayar klavyesiyle dikkat çekiyor.

Her
iki modelde de hızlı mesaj yazma için QWERTY klavye bulunuyor.

Facebook
grubunda şimdiden 7500 fan bulunan KIN’in hedeflediği paylaşımcı
gençlerin bu iki modele nasıl bir ilgi göstereceği ise şimdiden merak
ediliyor.

Ayrıntılı bilgi için http://www.kin.com adresini ziyaret edebilsiniz.

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
İşte Microsoft’un cep telefonları için yorumlar kapalı  comments 
formats

İnternete kaydolan bir daha silinemez

Tarih 06 Nisan 2010 yazar içinde Haber

TİB İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen, eş seçiminden iş
seçimine kadar internetin ana kaynak haline geldiğini belirterek,
“İnternet sanal bir dünya değil. Attığınız her adım kayıt altında.
İnternet ortamına giren kişi, önce bu gerçeği kabul etmeli” dedi.

KÖYDEN kente yeni
göçmüş insanlar, nasıl olsa beni kimse tanımaz rahatlığıyla olmadık
işler yapar ya, internete girenler de, “Burası sanal dünya, kim duyacak,
kim bilecek, bilse bile ne olacak” mantığıyla inanılmaz şeyler yapıyor.
Chat odalarında, facebook’ta, twitter’da yaşananlar zaman zaman
gazetelere yansısa da bunlar devede kulak aslında. Aybersgin alt
tarafında ise insanın peşini yaşadıkça, hatta öldükten sonra da
bırakmayacak bambaşka bir dünya var.

Yaygınlaşmada birinciyiz

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) İnternet Daire Başkanı
Osman Nihat Şen, Avrupa Birliği Komisyonu’nun, AB’ye üye ve aday üye
ülkeler arasında yaptığı araştırmada, internet kullanımının
yaygınlaşması açısından Türkiye’nin ilk sırada olduğunu söylüyor. “Bu da
çok şaşırtıcı değil” diyor Osman Nihat Şen, “çünkü Türkiye’de
internetle yeni tanışan genç bir nüfus var. Bu nedenle internet artık
kritik altyapı oldu yani vazgeçilmez bir hale geldi. Bu hızlı gelişme,
doğal olarak internetin içeriğini de tartışmaya açtı.”
İnternet
içeriği, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tartışma konusu elbette
ancak Türkiye’de henüz iş seçiminden eş seçimine uzanan bir çizgide,
internetteki ayak izleriniz takip edilmiyor.

CV yerine internet izine bakılıyor

ABD başta olmak üzere
Batılı ülkelerde, artık CV’lere değil, internetteki geçmişinize
bakılıyor. Kimi zaman yeniyetme iken yaptığınız bir şaka, kimi zaman
çocukça bir kapris uğruna gönderdiğiniz bir mail, kimi zaman sık sık
ziyaret ettiğiniz bir site karşınıza ‘suç unsuru’ olarak
çıkartılabiliyor. Çünkü, internette bırakılan hiçbir iz kaybolmuyor.
İnternet Daire Başkanı Şen’e kulak veriyoruz:

Fazla merak iyi değil

“İnternetteki kayıtlar hiçbir zaman silinmez. Orada attığınız her
adım ömür boyu sizi takip eder. Bu nedenle, çocukluktan itibaren
interneti kurallı ve güvenli kullanmanız gerekiyor. Çünkü orada
yaptığınız her şey Üniversite sınavına girerken de, iş ararken de, eş
ararken de sürekli karşınıza çıkacak. Bunu bilin, onun için dikkatli
kullanın ve ileride sorun yaşamayın. Batı’da böyle bir kültür yerleşti
bile ama bu kültür henüz Türkiye’ye gelmiş değil.” Şen, işin bu
safhasında, Türkiye’deki yaygın yanlış anlayıştan da söz etme gereğini
hissediyor. Çünkü Türkiye’de hâlâ, “Burası sanal dünya, ne yaparsam
yanıma kâr kalır” mantığı egemen:

‘Sanal havanın temizlenmesi’

“İnternette ortaya koyduğunuz bütün görüşler, girdiğiniz bütün
tartışmalar, ziyaret ettiğiniz bütün siteler hiçbir yerde olmadığı kadar
kayıt altındadır. Genel anlamda diğer kayıt altına almalarda belli bir
ölçü vardır ama internette hiçbir ölçü yoktur. Bu kayıt altındalık size
zarar getirebilir. Onun için dikkatli olmanız şarttır. Nasıl trafikte
güvenli seyahatin birtakım kuralları varsa ve siz o kurallara riayet
ediyorsunuz, internette de en az o kadar dikkatli olmanız gerekiyor. Bu
olumsuz bir şey değil. Biz bunu internetteki havanın temizlenmesi olarak
algılıyoruz.”

Mail’ler asla ‘delete’ edilmez

Peki ya mailler? Gerçek ismimizle eşimize, dostumuza, sevgilimize;
sahte isimlerle sevmediğimiz kişilere gönderdiğimiz mail’ler, onlar da
bir yerlerde kayıt altında mı acaba? Osman Nihat Şen’e kulak veriyoruz:
“İnternetteki her şey gibi, doğal olarak mail’ler de kayıt altında. Ama
istihbarat servislerinin bunlara bakıyor olması ayrı bir şey;
depolaması, hepsini bir yere kaydetmesi ayrı bir şey. Bu birazcık
ürkütücü ve herkesi tedirgin edici bir ifade. Ama şunu söyleyebilirim:
Önce düşün, sonra paylaş. Çünkü ileride nasıl kullanılacağını
bilemezsin. ‘Think before you post,’ AB’nin kabul ettiği bir slogan
haline geldi.”

Demokratik olanı tercih ediyoruz

İÇERİK düzenlemesiyle ilgili
dünyada iki farklı yaklaşım olduğunu hatırlatan Şen “Bunlardan biri
yasaklama ve engelleme, diğeri ise kullanıcı tercihlerini etkileme
yaklaşımı. Başta Avrupa ülkeleri, dünyadaki tüm demokratik ülkeler
temelde ikinci yaklaşımı benimsiyor. Ancak, bu ülkeler engelleme,
filtreleme ve uyar-kaldır uygulamalarını da yaygın olarak kullanıyor.
Biz de demokratik yaklaşımı benimsiyoruz” dedi.

Aileler çocukları için tedirgin

OSMAN Nihat Şen, internete
bağlı evlerle ilgili şu bilgileri verdi: “10.992 anne ve babayla
görüşerek, evlerde kullanılan internetle ilgili bir araştırma yaptık.
Ailelerin yüzde 85’i, internet karşısında çocuklarının risk altında
olduğunu düşünüyor ve endişeleniyor. Daha ilginç olanı, çocukların yaşı
büyüdükçü ailelerin endişe düzeyi artıyor. Çocukları 15 yaşın üzerinde
olan ailelerde bu endişe düzeyi yüzde 93’e çıkıyor. Bizim amacımız
endişe düzeyini aşağı çekmek, çünkü bu durum interneti tehdit ediyor.”

İnternet artık modern dadı gibi

AYNI araştırma, çocuklarımızın
yaşları ilerledikçe interneti sosyalleşme aracı olarak kullandığını da
koyuyor ortaya. Söz gelişi, 7 yaşındaki bir çocuğun sosyal ağları
kullanım oranı yüzde 8’de kalırken, yaşı 15 olduğunda bu oran yüzde 58’e
çıkıyor. Bir başka ifadeyle, internet çocuklarımızın bakıcısı ve dadısı
olmuş durumda.

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
İnternete kaydolan bir daha silinemez için yorumlar kapalı  comments 
© Hakan Uzuner
credit