magnify
Home Articles posted by Ceyhun CAMLI
formats

Bulut Bilişim, 2012’de İkiye Katlanacak

Tarih 29 Nisan 2010 yazar içinde Haber

Bir bilgi işlem modeli olan bulut bilişimde hızlı bir gelişme yaşanıyor. Araştırmacılar, 2012’ye kadar bulut bilişimin ikiye katlanacağını öngörüyorlar. Bu çerçevede, İngiltere bulut pazarının 1 milyar sterlin gibi astronomik bir değere ulaşabileceği kaydediliyor.


Google’ın, kullanıcılarına sunduğu uygulamalara benzer protokollere, hem bireysel, hem de kurumsaldan ciddi bir yönelme var. Araştırma firması TechMarketView’un son raporuna göre, İngiltere’deki 8 milyar sterlinlik yazılım pazarının yüzde 7.5’ine karşılık gelen hizmetler bulut tabanlı.


Kimi gözlemciler, cloud servislerin biraz da pazarlama taktikleriyle bu denli adından söz ettirdiğini söyleselerde, bunun, aslında geleneksel yazılımları tamamlayıcı bir yapıda olduğu kaydediliyor. Eskiden, şirketlerin kendi elektriklerini ürettiklerini, ancak şimdilerde bunu elektrik şirketlerinden sağladıklarını örnek veren TechMarketView analisti Philip Carnelley, benzer bir durumun bilişimde söz konusu olacağını ifade ediyor.


Bulut bilişimin, şirketleri ağır donanım yatırımlarından kurtarması, bunun yerine veri depolama ve benzeri gerekliliklerini dış kaynak sunan şirketlere yönlendirmeleri öngörülüyor.


http://turk.internet.com/portal/yazigoster.php?yaziid=27471

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
Bulut Bilişim, 2012’de İkiye Katlanacak için yorumlar kapalı  comments 
formats

Türkiye’ye Hintli Bilişimci Göçü ve Akbank

Tarih 30 Mart 2010 yazar içinde Haber

Akbank’ın Genel Müdür Yardımcısı ve aynı zamanda CIO’su Alpaslan Özlü, 2010 yılındaki öncelikli hedeflerinin, bankanın tüm IT altyapısının Hindistan üzerinden “offshore outsourcing” edilerek yürütüleceği olduğu ifade etmekte.


2009 yılında, bir önceki yıla göre %60 oranında bir artışla kar’ı 2.7 Milyar liraya ulaşan Akbank’ın, ülkemizdeki işsizlik sorununa ve bilişimci işsizliğinin yüksek olmasına karşın, sürdürdüğü yeni stratejisi ile bilişim işlerinde yüksek sayılarda yabancı insan kaynağı çalıştırmakta olduğu ve bu sayıyı sürekli olarak artıracak yeni planlamalar yaptığı görülüyor.


Bilişim sektöründe %20.6 oranında işsizin bulunduğu (30,000’e yakın işsiz) ülkemizde Akbank’ın, kendi bilişim altyapısı için binlerce Hint kökenli bilişimciye iş imkanları yaratıyor olmasının, Akbank’ın kendisine ve Hindistan’a çok yararlı olacağı aşikar. Ancak Türkiye’nin ülke ekonomisine ve bilişim sektörüne yapacağı olumsuz etki de kolayca hesaplanabilir.


Dış Kaynak Kullanımı olarak adlandırılan bu strateji ile çok ucuza eleman kullanılmaktadır. Hindistan bilindiği gibi yurtdışı dış hizmet konusunda, hem yerinde, hem de uzaktan servis konusunda lider durumunda. Türkiye’de yıllardır Hindistan mucizesi konuşuluyor ve Hindistan gibi olmak hedefleniyor.


Ama şimdi bırakın Hindistan gibi olmayı, biz de Hindistan’ın büyümesine katkıda bulunan ülkeler arasında oluyoruz. Ne ironi ama değil mi?


Oysa dış kaynak kullanımınının yurtiçinden de temini mümkün. Gerçi yabancı elemanların getirilme izni alınırken, “yurtiçinde bu sayıda bilişimci yok” ya da “Hint’li bilişimci/yazılımcılar, bizimkilerden daha kaliteli” gibi nedenler uyduruluyor ama birinci neden için % 20,6 işsizliği bir daha hatırlatalım, ikinci neden ise yorumlarınıza bırakıyoruz.


Son yıllarda uluslararası bilişim şirketlerinin Hindistan’da oluşturduğu “outsourcing” merkezlerinin temel amacı, gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerdeki bilişim projelerinin Hindistan’a taşınması, bilişim proje maliyetlerinin daha aşağı çekilmesi, sermayenin daha fazla kar eder hale gelmesidir.


Akbank bir süredir projelerinde dış kaynak kullanımını, hem ülkemizde ikamet ettirilen Hintli bilişimciler ile ve hem de Hindistan’da yerleşik firmalara işlerin verilmesi şeklinde yürütüyor.


50 Milyon Dolarlık Hintli Bilişimci İçin Sözleşme İmzalayan Akbank’tan Sessizlik


Bu konuyu geçtiğimiz günlerde yayınlaşmıştık[1]. Ondan sonra konuyla ilgili kendilerinden yazılı ve sözlü olarak bilgi istediğimiz Akbank yetkilileri sorularımıza yanıt vermekten kaçındılar. Yayınlanacak haberi gördükten sonra yorum yapacaklarını belirttiler.


Duyumlarımıza göre dış kaynak kullanımı ile ilgili olarak en son 50 Milyon Dolar’lık sözleşmeye imza attığı belirtilen Akbank’ın yakın zamanda yeni bir “Offshore Outsource” proje ile binlerce Hint’li çalışana daha istihdam sağlayacağı belirtilmekte. İstihdam edilen Hintli bilişimciler, hem Akbank’ın Ümraniye deki uygulama geliştirme binasında hem de Hindistan’da yerleşik olarak halen çalıştırılıyor ve çalıştırılacak.


IBM, Infosys(Finalce) bu konuda Akbank’ın yakın çalıştığı iki dış kaynak (outsourcing) tedarikçisi. Yeni dış kaynak alımının Türkiye’de yerleşik dahi olmayan Infosys (www.infosys.com) firması üzerinden gerçekleştirilmesinin planlandığı belirtilmekte.


Bu firmaların Hint’li istihdamına ön ayak olduğu ve bunun için Akbank yönetimini bir süre önce Hindistan’da ağırlayarak buradaki yatırımlar konusunda bilgilendirdiği, iş geliştirdiği aldığımız duyumlar arasındadır. Arkasından da Akbank’ın Genel Müdür Yardımcısı ve aynı zamanda CIO’su Alpaslan Özlü’nün 2010 yılındaki öncelikli hedeflerinin tüm IT altyapısının Hindistan üzerinden “offshore” edilerek yürütüleceğini açıkladığı ifade edilmekte.


Akbank’ın Binlerce Hintli İstihdam’ı Yasalara Uygun mu?


4817 sayılı yabancıların çalışma izinleri hakkındaki kanuna göre ülkemizde çalıştırılacak yabancı personel izninin alınabilmesi, “başvurulan iş için ülke içinde aynı niteliğe sahip kişinin bulunmaması” koşuluna bağlıdır. Ama 30,000’e yaklaşan işsiz bilişimcinin Akbank’ın ihtiyaç duyduğu kıstaslara uygun olmaması söz konusu dahi olamaz. Bir an bunun mümkün olabileceğini, yani Türkiye’de 30,000 işsizin Akbank’ın aradığı özellikleri taşımadığını düşünelim. Bu durumda da hem Akbank’ın hem de Akbank’a istihdam sağlayan bilişim şirketlerinin kalifiye insan yetiştirme konusunda çaba harcamaması ve bu ülkeye yatırım yapmaktan kaçınmasını doğru mudur?


Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Elektrik Mühendisleri odası yönetimi, Türkiye’de gerekli nitelikte bilişimci eksiği olmadığını ifade ederek, yapılan yanlışlığı onaylamalarının mümkün olmadığını belirtti.


Akbank, dış kaynak kullanımının yasal olup, olmadığı konusundaki sorularımızı da yanıtlamaktan kaçınmıştır.


Türkiye Bilişim Sektörünü Nasıl Etkileyecek ?


Türkiye’de elde edilen bilişim gelirlerinin %80’den fazlasının yurtdışına aktarıldığı ülkemizde Türkiye’de kalıcı yatırım yapmaktan kaçınan uluslararası IT şirketlerinin dış kaynak kullandırma çabaları hem ülke ekonomisi için büyük umutlar bağlanan Türkiye bilişim sektörünün tamamen yok olmasına hem de işsizlik sorununu çok daha fazla sayıda artırmasına sebep olacaktır.


Burada hükümetin/hükümetlerin, 3G de olduğu gibi “yatırım şartı” koymasının artık zamanı gelmedi mi?


Bu firmaların ülke değerlerinden istifade etmesi ve buna karşın ülke için sorumluluk taşımayan ve salt daha fazla kazanmak adına yapılan çabaların ne kadar etik olup, olmadığı tartışılırken; diğer taraftan 4817 sayılı yasaya rağmen ve bu işsizlik ortamında yabancı çalışan istihdamının nasıl sağlandığı konusu soru işareti olarak durmaktadır.


Bundan sonra bu proje ve diğer tüm outsource işler konusunda çeşitli dernek ve kuruluşların görüşlerini alacağız.
 


http://turk.internet.com/portal/yazigoster.php?yaziid=27089
 

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
Türkiye’ye Hintli Bilişimci Göçü ve Akbank için yorumlar kapalı  comments 
formats

% 20,6 Bilişimcinin İşsiz Olduğu Ülkemizde, 10.000 Hint’li Bilişimciye İş İmkanı

Tarih 24 Mart 2010 yazar içinde Haber



Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) ilk kez açıkladığı meslek gruplarına göre işsizlik araştırmasına göre; 178 bin bilgisayar eğitimi alan kişinin 98 bini çalışıyor, 25 bin bilgisayar mezunu işsiz. Geriye kalan 55 bin ise sektör içerisinde iş aramadığını belirtmekte.

Sektörel işsizlik oranının bu kadar yüksek olduğu ülkemizde, bilişim sektörüne yön vermeye çalışan bazı uluslar arası şirketlerin Hindistan’dan bilişim çalışanı ihraç etmeye hazırlandığı duyumu alıyoruz.

Ülkemizde yeterli sayıda bilişimci olmadığı ve Hint’li yazılımcıların, Türk yazılımcılardan daha üstün olduğu şeklindeki savunma ile talep yapılan Hint’li bilişimcilerin proje boyunca gidip gelecek olanlarla sayılarının 10.000 civarına ulaşacağı belirtiliyor.

Bunu konunun tarafı olan, yani hem Hint’lileri ülkemize getiren, hem de bu firmaya proje veren firmalara, tabi bu arada Yazılım Sanayicileri Derneği gibi kurumlara da soruyor olacağız. Bir sonraki yazımızda da bu konuyu daha detaylı vereceğiz.

Ancak daha önemlisi, Ulaşım Şurasında, Bakan Binali Yıldırım tarafından açıklanan hedefi, 2023’de 160 Milyar $ ile bölgenin bilişim ihracatı lideri olmak olan Türkiye, acaba ülkeiçi büyük projelerinde 10.000 Hint’li kullanarak bu hedefe nasıl ulaşacak?

Hint’lileri kullanarak, acaba ülkemize mi destek olunuyor? Yoksa projeyi yapacak ve alacak olan firmaların düşük işçilikten kaynaklanan karlılığına mı?

Bu tür yaklaşımlar, BT sektörünün hedefinin tam zıttı yönünde eylem planlarının uygulanması anlamına gelmiyor mu?

Devlet Planlama Teşkilatının hazırladığı 9. plana bakarsanız;


    BT, Türkiye için stratejik önemdedir. Ülkemiz muhakkak BT üretmelidir. Başta yazılım olmak üzere BT’nin tüm yelpazesinde üretim hedeflenmelidir. BT’ye yatırım, ülkenin geleceğine yatırımdır. BT yatırımları kamu ve özel sektörün ortak sorumluluğundadır……. Ulusal eylem planı esnek ve öğrenen bir yapıda olmalıdır. Ulusal eylem planı insan gücü eğitimi, okullar, küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler), bilgi merkezleri, kütüphaneler, merkezi ve yerel yönetimler için ölçülebilen esnek bir “yol haritası içermelidir.

deniliyor. Türkiye Bilişim eylem planında “ucuz yabancı iş gücünün kullanılması” yer almakta mıdır? Bu “ucuz yabancı işgücü” ülkenin knowhow’ına nasıl katkıda bulunacaktır?

Hindistan, kendi ülkesini pazar olarak kullanacak firmalara “% 25 yatırım yapma” mecburiyeti koyuyorken, çokuluslu firmalar ülkemizin bu konuda farkındalığının zayıflığını kullanarak, Hindistan’ın isteğini mi yerine getiriyor?

Türk.internet olarak, bilişim sektöründe “üretime katkı” olmayan “ucuz yabancı istihdamı” konusunun takipçisi olacağımızı ve Türkiye bilişim sektörüne zarar verici bu yanlışlıklarla ilgili olarak sektörümüzü bilgilendirerek uyarıcı olmaya devam edeceğimizi belirtiriz. Bir sonraki yazımızda proje hakkında detaylı bilgi vereceğiz.


http://www.turk.internet.com/portal/yazigoster.php?yaziid=27018

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
% 20,6 Bilişimcinin İşsiz Olduğu Ülkemizde, 10.000 Hint’li Bilişimciye İş İmkanı için yorumlar kapalı  comments 
formats

F-Secure’e Göre, Adobe, Word’den Daha Çok Saldırıya Uğruyor

Tarih 19 Mart 2010 yazar içinde Haber

Finlandiya merkezli erişim güvenliği firması F-Secure, Adobe Reader yazılımının Microsoft Word’den daha fazla saldırıya uğradığını açıkladı. Adobe kullanıcılarına gerekli yama güncellemelerini yapmalarını öneren F-Secure yetkilileri, saldırıların son dönemde önemli ölçüde arttığı uyarısında bulundular. Microsoft Word’e 2008 yılında yapılan saldırılar yüzde 34.55 nisbetinde gerçekleşirken bu, Adobe Reader için yüzde 28.61 oranında gerçekleşmişti. Bu oranlarda geçtiğimiz yıl radikal değişiklikler görülüyor. Buna göre; Word’e yapılan saldırılar yüzde 38.50, Adobe Reader ise yüzde 49.50 şeklinde vuku buldu.


2010’un, ilk 2 ayında yaşanan gelişmeler Adobe Reader’ın iyiden iyiye hedef haline geldiğini gösteriyor. Hackerlar, saldırılarının yüzde 61.20’sini Adobe’ye, yüzde 24.30 gibi daha düşük bir bölümünüyse Microsoft Word’e yönelttiler.


http://www.turk.internet.com/portal/yazigoster.php?yaziid=26920

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
F-Secure’e Göre, Adobe, Word’den Daha Çok Saldırıya Uğruyor için yorumlar kapalı  comments 
© Hakan Uzuner
credit